PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Çanakkale''yi idrak Amerika''yı yıkmaktır



atoybil
08-26-2005, 03:47
Çanakkale''yi idrak Amerika''yı yıkmaktır


Türk''e tarihini, Türk''e Allah''ını unutturmak için her çareye, ama her çareye baş vuranların gayesi, zulmün ve küfrün egemenliğini perçinlemek içindir.

14.yüzyılda Moğal İmparatoru Cengiz han''ın ordusu, bir savaş sonrası güçlü düşman ordusu tarafından dağıtıldı. Düşman askerleri bölgeyi kolaçan ederken, İmparator bir ahırda saklanıyordu. Kendini umutsuz ve çaresiz hissederken, bir karınca fark etti. Bu karınca, kendinden büyük bir mısır tanesini duvarın diğer tarafına taşımaya çalışıyordu. Karınca, mısır tanesini altmış dokuz kez yukarı çıkartmaya çalıştı ve altmış dokuz kez geriye düştü. Yetmişinci denemesinde mısır tanesini diğer tarafa geçirmeyi başardı.

Bunu gören Cengiz Han, bağırarak ayağa fırladı. Vazgeçmeyeceğine yemin etti. Savaşçılarını toplayıp düşmanlarıyla tekrar savaştı ve kazandı. Daha sonra, imparatorluğunu dünyanın en büyük imparatorluklarından biri haline getirdi. (Kafesin İçersindeki Hayat, Cengiz Erşahin, syf.331)

Türk''e Çanakkale''sini, Sakarya''sını, Türk''e ilmin ve gayretin önemini, Türk''e şehitliğin şerefini, özetle Türk''e Allah''ını unutturmak isteyenlerin niyeti, karıncayı cırcırböceğine çevirmektir.

İşte 25 Ağustos 2005 tarihli bir gazete haberi:

"Amerikalı uzmanlar Aspirin''i düşünmenin bile ağrıları dindirmekte etkili olduğunu ortaya koydu. Michigan Üniversitesi''nde yapılan araştırmaya göre, Aspirin kimyasal özelliklerinin yanı sıra hastadaki psikolojik etkisiyle de iyileşme sürecine katkı sağlıyor. Arıştırmacılar insan beyninin Aspirin''i düşündüğünde ağrı bölgelerine endofrin hormonu salgılandığını, bunun da ağrıyı hafiflettiğini öne sürdü."

İşte, buna ilmin itirafı denir.

İşte buna ilmin şahitliği denir.

Aspirini düşünmek ağrılara iyi geliyorsa, Çanakkale''yi düşünmek, Kurtuluş Savaşını düşünmek Türk askerinin başına çuval geçirildiği şu dönemde, Irak''ta kırmızı çizgilerinin delik deşik edildiği bugünlerde, iç işlerinin AB, dışişlerinin ABD''ce tanzim, maliye ve Bütçesi''nin IMF''ce şekillendirildiği bu dönemde Sevr''in nasıl paramparça edilip çöpe atıldığı ve Lozan''ın nasıl hayata geçirildiğini düşünmek de işte öyle işe yarayacaktır.

Sevrciler böyle bir düşünce gücünün başlarına ne çoraplar öreceğini bildikleri için Çanakkale''nin düşünülmesini istemiyor, Sakarya''nın hatırlanmasından korkuyor, Türk''ün 1934 yılında Kayseri''de yaptığı kendi uçağını Eskişehir havaalanına başarı ile indirdiğini unutsun istiyorlar.

Ordusu dağılan Cengiz Han''ın karıncadan aldığı ibreti, Türk milletinin kendi tarihinden, yani kendi damarlarından emmesinden akılları gidiyor. "Sen yapamazsın, sen çelimsiz bacaklarınla sırtına bu yükü alıp önündeki şu uçsuz bucaksız ve dimdik duvarları aşamazsın, iyisi mi her şeyi oluruna bırak, benim türkümü söyle!" diyorlar ve acı olan şu ki, dün Çanakkale ve Milli Mücadele''yi zaferle taçlandıranlar gerçekten kendilerinden istenileni yapıyor, "Evet, ben yapamam, benden adam olmaz, ben ancak AB''ye girersem adam olurum, ben ancak ABD ile birlikte olursam ayakta durabilir, hayatta kalabilirim" diyor, diyebiliyorlar…

Oysa Türk''ün ve Türk''e şehitlik ve gazilik şeref ve nîmetini ikram eden İslâm''ın izzet ve geleceği Camileri içindeki cemaatle birlikte bombalayan, Kur''an''ı tekmeleyen, Kerkük başta olmak üzere Irak''ın her noktasındaki Türkmenlerin tapu ve nüfus kayıtlarını talan ettiren, sonra da canlarını ciğerlerinden söken terörist hâmisi ABD''nin bu coğrafyadan sökülüp atılması ile doğru orantılıdır.

Ve bu mümkündür…

Aspirini düşünmek ağrıyı geçiriyorsa Çanakkale''yi düşünmek de ABD ve AB''yi çökertmeye, hiç değilse diz çöktürmeye yetip de artacaktır bile…

Cumanız basiret ve bereketli olsun inşallah…

Bu satırların yazarı her namazdan sonra bu gazetenin müsebbipleri, çalışanları ve okurları için de dua ediyor, bilesiniz. Sizler de dualarınızda bizi unutmayasınız diye bu hatırlatmayı yaptık, çünkü günahsız ağızlarla yapılan dualar kabul olur.

Hiç birimiz günahsız değiliz.

Kendimiz için dua ettiğimizde günahlı ağızla dua etmiş oluruz. Başkası için dua ettiğimizde ise onun günahından mesul olmadığımız için, dua günahsız ağızla edilmiş, kabul edilmesi daha kesin bir duadır.

Öyleyse, birbirimiz için günahsız ağızlarla dua edelim, n''olur.

Bu metot, Peygamber(s) tavsiyesidir.

En fazla bir iki dakikamızı alır, elimizde böyle nîmet varken neden istifade etmeyelim!

Ve sözün en kıymetlisini şimdi söyleyelim:

"- Aspirini bile düşünmek ağrıyı gideriyorsa, Peygamberi(s.s.)''i düşünmek, hele Allah(c.c.)ı düşünmek nasıl bir nîmettir, varın siz hesap edin artık!.."

İşte zalimin en büyük korkusu ve işte küfrün kâbusu bu…

UZAKGEZEGEN
10-18-2007, 00:23
rahman ve rarhim olan allahımız insanlara sevgiyle yaratmıştır ama insan denen biyolo jik bilgisayarın içine iblis adında bir virüski insanlığı yok edmek için seferber olmuştur.insan maneviyatını kullanamaz hale getirmiştir.insan kendi maneviyatını kulanamaz olmuştur biloke olmuştur kim müslüman kim hıristiyan kim iblis kim insan herkes bir birine karışmış bir dünyada zamanda yaşarken ben sadece şu sözlerimle bitirmek isterim rabbimizin kuluna gönderdiği bir anti virüs vardırki buda duğadır bir kul sevgiyle kalpten duğa okursa içindeki iblis virüs yok olduğunda okul uyanır rabbim beni affet ben kendi ırkıma neler yapmışşımder. sevgili arkadaşlar bizler içimizdeki iblisle savaşımızı bitirip kazanmanın yollarına bakalım eğer başkalarının hatalarını ararsak ozaman kendimizin hatalarını göremez günahkar bir şekilde dünyayı terk ederiz.herşey rabbimizindir rabbimiz herşeyin en ince hesabına kadar yapmış kuluna yaşaması için sevmesi için allah demesi için bir zaman vermişdir eğer ozamanı en güzel şekilde kullanırsak inanınki iblis bir şeker gibi sevginin karşısında erir osevgiki.kainatı kaplayan rabbimizin ismidir.andolsunki rabbimiz.sevgilerin en üstündedir. şu günümüz yüzyılında ahir vakit zamanıdır dünya geri sayıma geçmiş durumdayken dünyayı terk eddiğimizde rabbimizin huzuruna ellerimiz bon boş sevgisiz gitmeyelim.şeyh istersen rabbimiz yeter rehber istersen kuran yeter.kalın sağlıcakla

atoybil
03-15-2008, 17:59
Çanakkale?den canlarını hile ile kurtarabildiler






Çanakkale?den ?Savaş hileleri? ile kaçabildiler
Şanlı Türk askerinin kahramanlık destanı olarak hafızalara kazınan Çanakkale Savaşları?nda düşman müttefik kuvvetleri, kaçıp canlarını kurtarmak için bir çok ?Savaş Hilesi?ne baş vurmuş. General Hamilton?un, anılarında yer alan bilgilere göre, Çanakkale?yi geçemeyeceklerini anlayan müttefik güçleri, başta İngiltere olmak üzere çekilme hesabını yaparken, Türk askerlerinin çekilmeden haberdar olmaması için değişik savaş hileleri uygulamış.

Sipere boş tüfekler
Çekilmenin başarılı sonuçlanması için geride karşılıklı iki konserve kutusundan diğerine damlayan suyun ağırlığıyla ateş alan ayarlı ve sonradan patlayacak tüfekler, takip edilmelerine karşı konserveden mayınlar bırakılmış. Bir diğer hile olarak da Askerlerin gittiğinin Mehmetçik tarafından anlaşılmaması amacıyla mevzilerde içi samanla doldurulan ve üniforma giydirilen maketler yerleştirilip, tahtadan atlar yapılmış. (AA)

Mevzilerde içi samanla doldurulan ve üniforma giydirilen maketler yerleştiren düşman askerleri akıl almaz hilelerle kurtulmaya çalıştı. Mayın niyetine konserve döşedi. Tüfekleri, sonradan ateşlensin diye su dolu kutularla dengeledi.

Geçemediler
zor kurtuldular
1 yıl devam eden ve çok şiddetli çarpışmalara sahne olan, dünya savaş tarihine, ?Çanakkale Geçilmez? diye kazınan Çanakkale Savaşları müttefik güçlerin kesin yenilgisiyle sonuçlanmıştı. Düşman askerleri 20 Aralık 1915?te Anafartalar?dan, son düşman birliği ise 9 Ocak 1916?da Seddülbahir bölgesinden bir daha gelmemek üzere Gelibolu Yarımadası?nı terk etmişti.


Sahte
gemiler
Türk askerlerini şaşırtmak için yolcu gemilerine, şileplere sahte bacalar, sözde toplar, uydurma direkler eklendi. Böylece İngiliz gemileri ?Tiger?ya da ?lnflexible? kruvazörlerine benzetildi. Bu sayede boşa mermi atılması sağlandı. Mehmetçik?in, kaçanların ayak seslerini duymaması için askerler postallarını paçavralarla kapladılar.