türükbil
09-23-2005, 14:24
Doğu Türkistanlılara Demokrasi yokmuydu? - - Bekir ÖZTÜRK
Birden aklıma 2003 yılında Ankara da ATO Konferans salonunda yapılan Doğu Türkistan Şükran Günü geldi 2003 haziranında AKP nin iktidar sarhoşluğunu atlatamadığı günlerde yapılan Doğu Türkistan Şükran Günü
Doğu Türkistanlılara " Demokrasi " yokmuydu?
Mayıs ayında Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenmesi düşünülen “İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları” başlıklı konferans gelen tepkiler üzerine Eylül ayına ertelenmişti. Dün de bugün başlaması planlanan Ermeni Konferansı hakkında mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi.Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının " Özgürlük " adına İstanbul 4.İdare Mahkemesinin vermiş olduğu yürütmenin durdurulması kararna; “Demokratik bir ülkede düşüncenin, fikrin açıklanacağı bir organizasyonda bu şekilde bir kararın alınmasını doğrusu tasvip etmem mümkün değil” diyor ve ekliyor, “İdare mahkemesi böyle bir karar vermiş. Özellikle demokratik bir ülkede düşüncenin, fikrin açıklanacağı bir organizasyonda bu şekilde bir kararın alınmasını doğrusu tasvip etmem mümkün değil. Hele hele ‘daha ileri bir demokrasi, daha özgür bir Türkiye’ dediğimiz bir dönemde. Siz bir düşünceyi beğenmeyebilirsiniz, tasvip etmeyebilirsiniz, ama bunun açıklanmasını, önüne gelip de bu şekildeki bir engelleme ile giremezsiniz. Kaldı ki daha yapılmamış olan, ne konuşulacağı belli olmayan böyle bir düşünce platformunu engellemenin, ben demokrasiyle, özgürlüklerle, çağdaşlıkla bağdaşır olduğuna inanmıyorum.” demiş,
Birden aklıma 2003 yılında Ankara da ATO Konferans salonunda yapılan " Doğu Türkistan Şükran Günü " geldi 2003 haziranında AKP nin iktidar sarhoşluğunu atlatamadığı günlerde yapılan " Doğu Türkistan Şükran Günü " büyük mücadeleler verilerek Ankara da yapılmıştı. Hatırlarsanız başta Başbakan ve Ankara Büyükşehir belediye başkanı olmak üzere bu etkinliğin yapılmaması için her türlü entrikayı sahneye koymuş ancak yinede yapılmasına engel olamamışlardı. ATO nun Konferans Salonunu " Doğu Türkistan Şükran Günü " ne tahsis eden Sinan Aygün ün babasını aramış " Oğlun teröristlere desrek veriyor " demişlerdi. Daha da ileriye giderek Bakanlar, Milletvekilleri ve bürokratlara " Şükran gününe gitmeyin " diye gizli genelge göndermişti. Bütün bu engelleme çalışmaları ortaya konulan iradeyi kıramayınca da Salona Gök Bayrağın asılması yasaklanmış, katılımcıların yakalarından Gök bayraklar toplanmıştı.
Şimdi " Demokrasi " adına ortaya çıkan irili ufaklı zevatın bu yaptıkları unutulmamıştır.
Doğu Türkistanlı canlarımızın günümüzdeki lideri Erkin Alptekin'in 'Bu toplantıyı istediğimiz Avrupa başkentinde yapardık ve Gökbayrak ve Albayrak'ı birlikte asardık. Ama biz Türkiye Cumhuriyeti'ne Şükran Günü düzenledik. Başka bir ülkede yapsaydık hiçbir yasakla karşılaşmazdık' demesi,TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof.Dr. Burhan Kuzu'nun genelgeli yasağa rağmen salona gelmesi ve 'Bir Anayasa Hukukçusu olarak söylüyorum. Terörist tarifine Çin, mazlum tarifine Doğu Türkistan ve oradaki kardeşlerimiz uyuyor. Baskıları da genelgeyi de, bu salona gelmeyenleri de kınıyorum' diye haykırması da kulaklarımızda çınlıyor. Konuşmacıların konuşma bittikten sonra ihtiyaten ceplerine sakladıkları Gök Bayrak ve Al Bayrağı sallayarak yerlerine geçmeleri ise Duymayan kulaklardan sonra görmeyen gözlere bir ibret vesikasıydı.
Bu gün söz konusu olan " Ermeni Lobisi " nin tertip ettiği, kimlerin katılacağı ve neler söyleyecekleri her kesimce malum " konferans " olunca birden " Demekrasi " akıllarına geldi, Yine aynı çevrelerin Milliyetçiliği körükleriği gerekçesiyle " Kavgam " kitabına bandrol vermemeleride ayrı bir garabet. Bir tarafta insanların fikir almak için büyük paralar ödediği bir kitap var, diğer tarafta bütün finansmanı " Ermeni lobisi " tarafından karşılanan bir etkinlik var.
Tek kelime ile rezillik . .
Birden aklıma 2003 yılında Ankara da ATO Konferans salonunda yapılan Doğu Türkistan Şükran Günü geldi 2003 haziranında AKP nin iktidar sarhoşluğunu atlatamadığı günlerde yapılan Doğu Türkistan Şükran Günü
Doğu Türkistanlılara " Demokrasi " yokmuydu?
Mayıs ayında Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenmesi düşünülen “İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları” başlıklı konferans gelen tepkiler üzerine Eylül ayına ertelenmişti. Dün de bugün başlaması planlanan Ermeni Konferansı hakkında mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi.Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının " Özgürlük " adına İstanbul 4.İdare Mahkemesinin vermiş olduğu yürütmenin durdurulması kararna; “Demokratik bir ülkede düşüncenin, fikrin açıklanacağı bir organizasyonda bu şekilde bir kararın alınmasını doğrusu tasvip etmem mümkün değil” diyor ve ekliyor, “İdare mahkemesi böyle bir karar vermiş. Özellikle demokratik bir ülkede düşüncenin, fikrin açıklanacağı bir organizasyonda bu şekilde bir kararın alınmasını doğrusu tasvip etmem mümkün değil. Hele hele ‘daha ileri bir demokrasi, daha özgür bir Türkiye’ dediğimiz bir dönemde. Siz bir düşünceyi beğenmeyebilirsiniz, tasvip etmeyebilirsiniz, ama bunun açıklanmasını, önüne gelip de bu şekildeki bir engelleme ile giremezsiniz. Kaldı ki daha yapılmamış olan, ne konuşulacağı belli olmayan böyle bir düşünce platformunu engellemenin, ben demokrasiyle, özgürlüklerle, çağdaşlıkla bağdaşır olduğuna inanmıyorum.” demiş,
Birden aklıma 2003 yılında Ankara da ATO Konferans salonunda yapılan " Doğu Türkistan Şükran Günü " geldi 2003 haziranında AKP nin iktidar sarhoşluğunu atlatamadığı günlerde yapılan " Doğu Türkistan Şükran Günü " büyük mücadeleler verilerek Ankara da yapılmıştı. Hatırlarsanız başta Başbakan ve Ankara Büyükşehir belediye başkanı olmak üzere bu etkinliğin yapılmaması için her türlü entrikayı sahneye koymuş ancak yinede yapılmasına engel olamamışlardı. ATO nun Konferans Salonunu " Doğu Türkistan Şükran Günü " ne tahsis eden Sinan Aygün ün babasını aramış " Oğlun teröristlere desrek veriyor " demişlerdi. Daha da ileriye giderek Bakanlar, Milletvekilleri ve bürokratlara " Şükran gününe gitmeyin " diye gizli genelge göndermişti. Bütün bu engelleme çalışmaları ortaya konulan iradeyi kıramayınca da Salona Gök Bayrağın asılması yasaklanmış, katılımcıların yakalarından Gök bayraklar toplanmıştı.
Şimdi " Demokrasi " adına ortaya çıkan irili ufaklı zevatın bu yaptıkları unutulmamıştır.
Doğu Türkistanlı canlarımızın günümüzdeki lideri Erkin Alptekin'in 'Bu toplantıyı istediğimiz Avrupa başkentinde yapardık ve Gökbayrak ve Albayrak'ı birlikte asardık. Ama biz Türkiye Cumhuriyeti'ne Şükran Günü düzenledik. Başka bir ülkede yapsaydık hiçbir yasakla karşılaşmazdık' demesi,TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof.Dr. Burhan Kuzu'nun genelgeli yasağa rağmen salona gelmesi ve 'Bir Anayasa Hukukçusu olarak söylüyorum. Terörist tarifine Çin, mazlum tarifine Doğu Türkistan ve oradaki kardeşlerimiz uyuyor. Baskıları da genelgeyi de, bu salona gelmeyenleri de kınıyorum' diye haykırması da kulaklarımızda çınlıyor. Konuşmacıların konuşma bittikten sonra ihtiyaten ceplerine sakladıkları Gök Bayrak ve Al Bayrağı sallayarak yerlerine geçmeleri ise Duymayan kulaklardan sonra görmeyen gözlere bir ibret vesikasıydı.
Bu gün söz konusu olan " Ermeni Lobisi " nin tertip ettiği, kimlerin katılacağı ve neler söyleyecekleri her kesimce malum " konferans " olunca birden " Demekrasi " akıllarına geldi, Yine aynı çevrelerin Milliyetçiliği körükleriği gerekçesiyle " Kavgam " kitabına bandrol vermemeleride ayrı bir garabet. Bir tarafta insanların fikir almak için büyük paralar ödediği bir kitap var, diğer tarafta bütün finansmanı " Ermeni lobisi " tarafından karşılanan bir etkinlik var.
Tek kelime ile rezillik . .