PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Başbaka'nın oğlu



atoybil
10-11-2005, 17:41
Necmettin Bilal Erdoğan'ın ABD'deki evi - Savaş Süzal

Haber gazete, Türk basınının yüzde 80’inin yapamayacağı, daha doğrusu yayınlamaya cesaret edemeyeceği bir iş daha başardı ve Necmettin (Başbakan Erdoğan’ın, Genel Başkanı Necmettin Erbakan’a yağ çekmek amacıyla oğluna bu ismi koyduğu söyleniyor) Bilal Erdoğan’ın ABD’de satın aldığı dairesi ile ilgili belgelere ulaştı. Aslında bu işlem Amerikan sistemine göre gayet normal ve çok kolay bir bürokratik işlem. Ancak bu işlem de gazetenin de işaret ettiği normal olmayan veya dikkat çeken bazı noktalar var. Neler bunlar?

Bir kere Necmettin Bilal Erdoğan her ne hikmetse, orta derece ile üniversiteden mezun olmasına rağmen Dünya Bankası’nda iş buldu. yalnızca doktorası olanları alan Banka'nın bu işleminde babasının Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanı olmasının büyük rolü olduğu kuşkusuz. Turgut Özal’ın oğlu Ahmet te bu şekilde Dünya Bankası’na girmişti. Neyse bu iş sahibi olmada ki tek mahzur bence, bu Banka’nın Türkiye ile iş yapıyor olması. Amerikalıların tabiri ile conflict of interest yani çıkar çatışmasının bulunması.

Hadi oldu diyelim, staj süresi sona erdi ve geçenlerde asli memurluğa geçti. Şimdi işe başlayalı altı ay oldu, olmadı ya. Necmettin Erdoğan’ın bu evi aldığı sırada Banka’da üç aylık asli memuriyeti bile yoktu. Yani senesi bile dolmamıştı. Bu nedenle Mortgage şirketleri genel olarak en az üçte birini peşin olarak ister evi finance etmek için. Buda masrafları ile birlikte (yüzde 3 komisyoncuya 7500, tapu masrafları 4000, vergi ve öteki masraflar 2500) toplam 14 bin dolar havaya ve 261 bin dolarda ev sahibine toplam 275 000 dolar civarında bu daireyi almış olmalı.

Bu para Erdoğan ailesi için tabii ki büyük bir para değil. Ancak bu para eğer peşin ödendiyse bu paranın nereden geldiği? Yani ailenin Amerika’daki bir hesabından mı?

Yoksa Türkiye’den havale edilerek mi? Yoksa bir aile dostu tarafından mı ödünç olarak verildi? İşte bu sorular sarı çizmeli Mehmet ağa için önemli olmamakla birlikte mal beyanında bulunan bir ülkenin başbakanı için çok önemli. Zira başkalarını yasa dışı işlemler için suçlayan, mahkum eden ve ülkeye adalet getireceğini savunan bir siyasi lider için açıklanması gereken bir konu.

Bu konu bugünlerde piyasaya sürülen arkadaşım Yılmaz Polat’ın Washington’da Akrobasi adlı kitabında bu ve bunun gibi konulara geniş olarak yerveriliyor. Bu kitapta bizim siyasilerin Washington’da yaptıkları cambazlıklar da anlatılıyor.

Geçmiş dönemlerde Tansu Çiller’in yurt dışındaki mal varlığı ve oğlu için yaptığı harcamaları nedeniye kan kusturan Türk basını bu konuyu nasıl iredeleyecek çok merak ediyorum. Böyle bir haberi çalma yoluyla bile olsa yayınlayabilecekler mi? Neden derseniz? Bundan yıllar önce başımdan geçen bir olayı aktararak nedenini anlatayım.

Yıllar önce Çiller’in mal varlığını arkadaşım Milliyet gazetesi’nin Washington muhabiri Turan Yavuz’dan iki ay kadar önce Şubat ayında Boston’a giderek görüntülemiş ve tapularına kadar bulup gazeteye yollamıştım. Ancak o günlerin SABAH gazetesi yönetimi bu yazı ve resimleri yayınlamak yerine elinde tutmayı, kullanmamayı tercih etti. Daha sonra Milliyet Haziran ayında Turan Yavuz’un yazısını yayınlayınca başka bir gazete de SABAH gazetesi’nin elinde bu resim ve yazılar vardı ama yayınlamadı diye nerden bulduysa benim yolladıklarımı yayınladı. İşte Türk basının yürekler acısı hali. Gördüğünüz gibi yeni değil anlaşılan. Muhabirin bulduğu malzeme taaa o tarihlerde siyasilere şantajda kullanılıyordu. Bozulma yeni değil sevgili okurum, eski anlayacağınız, yeni değil.