PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ruhu huzursuzdur



türükbil
10-21-2005, 01:15
Ruhu huzursuzdur - Behiç Kılıç 20 Ekim 2005

Bir avukatın canı ile ödediği hukuk mücadelesini anlatmayı sürdürüyoruz. Bu mücadelede, AB çığlıkları atan 'muassır medeniyetten' bahseden egemenlerin hukukun gerektiğinde 'guguk' diye algılanabileceğini gösterdiklerini de anlıyoruz.

Bakın neler oldu...

Karadeniz sahilimizde bir otoyol hikayesi var biliyorsunuz.. Bu yolun ihalesi üzerine 1998 den bu yana bir çok soru işareti dolu iddialar atılıyor. Ama bu iddialar hep ortada kalıyor, otoyolun müteahhitleri yoluna devam ediyorlar..

Ortak noktaları var..

Geçen Dönem Mesut Yılmaz'ın kankalarıydılar..

Şimdi Tayyip'in!..

Karadeniz'e otoyol şart... Bu gerekçe bu müteahhitlere suret-i hak koruması sağlıyor. Otoyol şart ama otoyolun yapılışı dayatması, harcaması sorgulanmak isteniyor işte bu yapılamıyor. Çevreciler, bu otoyol için kazma vurulduğundan beri, yağmurların sebeb olduğu heyelanların ve bu heyelanların yol açtığı ölümlerin paraleliğini,vurulan kazma yerinin yanlışlığını anlatıyorlar.
Hesap kitap para pul mevzuları ayrı..

Aldıran yok!..

Ve bu gidişi sorgulamaya çalışan Avukat Cihan Eren'in acı ölümü..

Hassasiyeti olan okuyucuya arz ediyor ve soruyorum
Bir Bilirkişi raporu "bu yol kanunlara, bilime aykırı" derse ve . Fındıklı'daki yol çalışması durdurulur. Dahası "Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'nun 08.10.2004 tarih ve 15 sayılı, Rize ili, Fındıklı İlçesi, Aksu mahallesi, sahil şeridindeki Karayolları 10. Bölge Müdürlüğü'nce hazırlanan yol güzergah projesinin kamu yararı nedeniyle onaylanmasına dair işlemi, Anayasaya, Kıyı Kanununa, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa, şehircilik ilke ve esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu" görüşüne yer vermiştir. şeklindeki özet görüşünü mahkeme kabul ederse, artık daha ötesi olur mu?..

Olmuştur!..

Bundan ötesi aynı zamanda, bir avukatın canı ile ödediği hukuk mücadelesinin nasıl boşa gittiğinin hikayesidir.

Mahkeme, Aksu sahiline 'burası sit alanıdır dolgu ve yol yapılamaz' dedi...

Trabzon Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu toplanarak Aksu Sahilini Sit alanından çıkarıverdi!.. Kurulun karar toplantısı alışılmışın dışında gerçekleştirildi! Toplantıya Kurul Başkanı Prof.Dr.Ali Özbilen ve bir üye katılmadı. Kurul Üyesi Yardımcı Doç.Dr.Teoman Tekkökoğlu karşı oy verdi. Bu toplantıda valilik temsilcisi hazır bulundu. Oysa yasalara göre, belediye sınırları içerisinde belediye temsilcilerinin kurula katılma hakları var ama valilik temsilcilerinin bulnmadığı belirtiliyor. Sonuçta Kurul altı oyla bölgeyi SİT alanı olmaktan çıkardı.

İşin ilginci belediye başkanının durumu...

Gazateci Şükran Özçakmak yörenin insanı,bu meseleyi başından beri izliyor. Gazeteci Özçakmak şunları aktarıyor.

'Sahil dolgusuna karşı olan ancak Başbakan Erdoğan'ın talimatı karşısında suskun kalan AKP'li Belediye Başkanı Adnan Özbalaban'ın da karar da imzası var. İmzasını 'Biraz siyasi davrandık maalesef' sözleriyle izah eden Başkan Özbalaban 'Toplantının gidişatı SİT alanının kaldırılmasından yanaydı. Taraf olalım dedik' diye açıkladı.

Kararı alan kurulun adını hatırlayalım 'Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu' Kültür ve tabiattan kasıt müteahhitler olmalı!..Bir de malum büyüğümüz ,delikanlımız..

Bölgeyi SİT alanına alan da bu kurul.O zamanki başkanı Prof.Cengiz Eruzun kararın hukuka aykırı olduğunu söylüyor. Prof Eruzun daha önce Sit alanına alınmış bir bölgenin ne değişti de Sit alanından çıkarıldığının izahının olmadığını anlatıyor.

Oysa olan biten ortada ve yerli malı, siyaset ticaret klasiği...

Hikaye ,belirttiğimiz gibi Mesut Yılmaz döneminde başlayan bir hikayedir. Daha o zamanlar,bu işlerin altı kitabına uysun diye matluba uygun çevre bakanı atandığı kulaklarda yankılanıp durmuştu. İmren Aykut'un o döneminden, bu işler için attığı imzalar ve kucağındaki köpeğine eş aradığını bakanlık merdivenlerinde gazetecilere anlatan hali kaldı akıllarda.. Kendi kimbilir nerede bir keyifli hayatın içindedir Allah selamet versin...

Rizeli Başbakan...

Beş altı Karadenizli müteahhit...

Bakınız Karadeniz'e bu yolun ettiği nedir...

Karadeniz Teknik Üniversitesi Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd.Dç.Dr Coşkun Eruz 'Zeminde beslenen canlıların beslenme alanlarını yok ettik. Bu bize farklı bir yıkım olarak dönecektir. Bir yara açtık ama yaranın uzun vadede yaratacağı sonucu henüz bilmiyoruz. Otomobillerin bıraktığı benzin,asfalt atıkları, yağmurla denize akacak. Dağlardan alınıp denize doldurulacak taşlar deniz suyunun yapısını değiştirecek, ekosistem zarar görecek. On yıl sonra acıyı hissedeceğiz ama geç olacak.'

Daha neler neler...

Önceki siyasetçi ,yaptığı ayarsız işler gündeme getirildiğinde 'İt ürür kervan yürür' demişti. Bu ülkenin kremasını sıyıran hakim sınıfların düsturudur bu görüş!.. Sonunda yüce divanlık falan olsalar da fark etmez onlar için!.. Fark etse yüce divan koltuklarında sırıtırken neden görelim o tipleri..Sebeb 'getiri-götürü' dengesindeki avantajlı durum olsa gerek!..

Bu yolun önüne vücudunu siper eden Avukat Cihan Eren'in vücudu ortadan kalktı. Onu kurşunlayan tetikçi 'şöhret için yaptım' dedi ve bu inandırıcı bulundu,ötesine gidilmedi..

Cihan Eren 'Bu topraklar için toprağa düştü' unutulmamalıdır...

Onu unutmaması gerekenleri bu yolun müteahhitlerini de izlemelerini tavsiye ediyorum. Kendileri şu sıralar özelleştirmelerde boy gösteriyorlar, harıl harıl faaliyet içerisinde kapsama alanlarını genişletiyorlar.

Başbakan ile çok iyiler..