PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Gizli El?!


atoybil
11-12-2005, 12:44
GİZLİ EL?!

ÖZELLEŞTİRME İHALELERİ İPTAL EDİLECEK YA DA TÜRKİYE, YENİDEN 12 EYLÜL ÖNCESİ GÜNLERE Mİ DÖNDÜRÜLMEK İSTENİYOR?!

2005’in son çeyreğinde, Türkiye’de kaos yaşanıyor!

2005’in ilk çeyreğinde ise Fethullah Gülen, yakın çevresine yaptığı değerlendirmede mealen şu ikazı yapıyordu:

“Önümüzdeki günlerde Türkiye’de çok büyük kargaşa yaşanacak. Çok önemli kişilere suikast düzenlenebilir. Gizli bir el Türkiye’yi yeniden karıştıracak, uyanık olalım!”

Art arda patlayan bombalar, yeniden hortlayan PKK terörü ve bu teröre kurban giden vatandaşlarımız, Gülen’in bu öngörüsünü doğruluyor.

Sanki “Gizli bir el”, Türkiye’yi, 12 Eylül 1980 öncesi günlere döndürmek istiyor.

Nitekim...

2 Ekim günü MHP’nin Ankara’da, DEHAP’ın Diyarbakır’da yapacağı miting sırasında Türk ve Kürt vatandaşlarımızın kanları akıtılacak... 11 Eylül 1980 gününün Türkiyesi’nden iç savaş manzaraları yansıtılacaktı.

Olmadı!

Olamadı!

Bazı güvenlik birimlerinin uyanık olması ve devletin sağduyusu sayesinde, 2 Ekim günü için planlanan kirli senaryo çöktü.

DEHAP mitinginin iptal edilmesi ile de birkaç cılız gösteri hariç “kanlı eşik” aşıldı.

PARMAK İZİ

Ama...

Tüm bu yaşananlara rağmen, Türkiye üzerine oynanan oyunlar bitmiyor.

Bir türlü sular durulmuyor.

Sözde Batılı NGO’ların kamp kurduğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da, ısrarla “kaos” pekiştiriliyor.

Ankara’da rehavete kapılan bazı devlet yöneticilerinin aksine, birileri kör gözüne parmak sokarcasına, “huzur” ortamına çomak üstüne çomak sokuyor.

Öküz bile trenin geçtiğini 16 saniye sonra fark edermiş!

Soros’un devlet yıkan sivil toplum çalışmalarına seyirci kalan bazı çok önemli zevat, o gizli ellerin, Türkiye’ye hala ne yapmak istediğini anlamış değil!

3 Ekim sonrasında, art arda yaşanan bu gelişmeler bir raslantı olmasa gerek.

Acaba, Türkiye ile oynamaya niyeti olmayan bazı Başkent’ler, “terör kartı” üzerinden Ankara’ya, “Yerim dar” mesajı mı vermek istiyor?!

Şemdinli’de, “İkinci Susurluk” yakıştırması yapılan, ısrarla belli bir adresin üzerine yıkılmak istenen benzer vak’ada da aynı “Gizli El”in parmak izleri var?!

Sanki birileri ısrarla, yeniden körükledikleri terör dalgasının kızgın ateşinin faturasını, Türk devletinin üstüne yıkmak istiyor.

Irak’ta iyice köşeye sıkışan “üç artı bir” yani ABD, İsrail, İngiltere ve Fransa ittifakı, Türkiye’yi Kuzey Irak’a sokmak için Kürtleri kullanıyor.

Oyun kirli!

Oyun kanlı!

Bu kirli senaryonun üzeri Mehmed Akif’in “tek dişi kalmış canavar”a benzettiği adresin parmak izleri ile dolu.

Zira...

Devletin güvenlik birimlerine ulaşan bir istihbarat göre, önümüzdeki günlerde İstanbul’da ünlü işadamı ve bazı gazetecileri hedef alacak bazı suikastlerin yaşanması bekleniyor.

Türkiye’nin Abdullah Öcalan’a gösterdiği misafirperverliğin bir benzerini Belçika’nın da Sabancı suikasti sanığı Fehriye Erdal’a gösteriyor olması, terör örgütlerine cesaret vermişe benziyor.

AKP Hükümeti, eğer gerekli önlemleri almazsa, endişem odur ki, Sabancı suikastinin, Çetin Emeç cinayetlerinin bir benzeri tekrarlanabilir.

İHALELER BUTLAN

Zaten...

Başbakan’ın yeğenine dek varan yaralama olayları, kapkaç, hırsızlık vak’ları Perşembe’nin gelişinin Çarşamba’dan belli olduğunu ortaya koyuyordu.

Kapalı kapılar ardında ihale pazarlığı yapmaktan, Türkiye’de yaşanan kaosun farkında olmayan Erdoğan’ın, “Başbakan olduğunu” hatırlayıp, bir an önce bu kötü gidişe “Dur” demesi gerekiyor.

Hem de acilen!

Aksi halde, içinde bulunduğumuz coğrafyada “IV. Dünya Düzenlemesi”nin yapıldığı bir ortamda yaşanan terör dalgası Türkiye’yi de hızla içine çekebilir.

Ki...

Erdoğan’ın sadece “AB rüyası” üzerine kurduğu iktidar macerası da, 2005’in son çeyreğinde bir “kabus”a, sonu belli olmayan bir maceraya dönüşmüş durumda.

Yapılan özelleştirmelerin üzerinden çok pis kokular yükseliyor.

Bayram sonrası yapılan ve devletin üst düzey bürokratlarının katıldığı bir toplantıda, tüm özelleştirme ihaleleri yeniden masaya yatırıldı.

Kamuoyunu günlerdir meşgul eden Telekom, Tüpraş, Galataport, Dubai Kuleleri gibi ihaleler tek tek mercek altına alındı.

Masada oluşan genel kanaat:

“Bu ihaleler, hukuka uygun yapılmamıştır. Birçok yolsuzluk ve usulsüzlük tespit edilmiş, birçok perde arkası pazarlık da delillendirilmiştir. Kamu menfaati gözardı edilmiştir. Bu ihaleler vatandaşın kafasında çok ciddi soru işaretlerinin uyanmasına yol açmıştır. Hükümet, basının ve muhalefetin kendisine yönelttiği sorulara tatmin edici cevaplar verememiştir. Hukuken de vicdanen de bu ihaleler butlandır, yani geçersizdir.”

Önümüzdeki günlerde AKP’nin diyemeyeceğim ama Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Cüneyd Zapsu, Kemal Unakıtan, Hilmi Güler, Binali Yıldırım’ın içinde olduğu bir “çekirdek ekip”in yönettiği tüm ihalelerin iptal edildiğine şahit olabirsiniz!..

Şahit olabiliriz!

GAZETECİ MİLLETİ

Ve...

Son olarak...

Başbakan Erdoğan ve ekibine tavsiyem; kendilerine iyi bir avukat bulmaları yönünde olacak.

Star’daki görevimden kendisinin talimatı ile alındığımda, Başbakan Erdoğan önüne gelene “Kim Hayrullah Mahmud’un yerine Ankara Temsilcisi olmak ister” diye soruyordu.

Başbakanlık koridorlarında “Neredeymiş Hayrullah Mahmud, sıkıyorsa şimdi yazsa ya” diye hariçten gazel okuyordu.

Çalışma arkadaşlarımın başına bir şey gelmemesi için o günlerde susmuş ve süreci yakinen izlemeye almıştım.

O günlerde tüm iktidarları çıldırtan bir kısım iç ve dış medyanın desteği ile Erdoğan güç zehirlenmesine uğramış, egosu tavan yapmıştı.

Ardından Türkiye’de kendini “La Yüs’el” yani “Hesap sorulamaz” ilan edip, Zapsu’nun aklına uyup, Ankara Büro'da beni arayan, adımı anan herkesin işine son verdirmişti.

Şimdi devran değişti!

Güvendiği dağlar, kar tutmaya başladı.

Çığ düşmesi yakındır.

Bush ve onun dünyanın değişik ülkelerine iliştirilmiş ekibi tek tek iktidardan düşüyor.

Erdoğan ve ekibine buradan açık çek:

Yüce Divan’da sizi yalnız bırakmayacağım!

İzleyici sıralarında, Chemist rumuzu ile yazan Zapsu’nun “Soysuz” ilan ettiği meslektaşlarımla birlikte, akibetinizi yakından izliyor olacağım.

Sonsöz: Alma gazeteci milletinin ahını, çıkartır aheste aheste!..

Hayrullah Mahmud