türükbil
11-26-2005, 19:33
YALANİSTAN'ın VATANSEVER YÖNETİCİLERİ !!! Vedat Yenerer
Bugün gazetesi "Suriye sınırında kaliteli petrol denizi bulundu" manşetiyle çıktı. Hatırlayın 29.01 2005 tarihindeki köşemde ben de "Suriye sınırında petrol denizi bulundu" diye bir yazı yazmıştım. Ardından tek kişilik ordu İstanbul milletvekili Emin Şirin bir soru önergesi vermiş ve şöyle bir cevap almıştı: "Haber doğru değil, petrol denizi diye bir tabirimiz yok, lilmitli rezervlere sahip petrol sahamız var."
Benim yazımdan sonra ise, her nedense var olduğu bilinen ama bugüne kadar kimsenin çıkartmadığı bu saha apar topar petrol ile hiçbir alakasının olmadığı bilinen Zorlu Grubu''na verildi.
Başbakan Tayip Erdoğan Hakkari''de halka yaptığı konuşma sırasında "Türkiye''nin petrolü yok" dedi ve "size bir müjdem var" diye sözlerini sürdürdü. Daha sonra da lafı geveleyip bu müjdenin ne olduğunu söylemedi...
Bir gün sonra Bugün gazetesi "Suriye sınırında kaliteli petrol denizi bulundu" manşetiyle çıktı. Hatırlayın 29.01 2005 tarihindeki köşemde ben de "Suriye sınırında petrol denizi bulundu" diye bir yazı yazmıştım. Ardından tek kişilik ordu İstanbul milletvekili Emin Şirin bir soru önergesi vermiş ve şöyle bir cevap almıştı: "Haber doğru değil, petrol denizi diye bir tabirimiz yok, lilmitli rezervlere sahip petrol sahamız var."
Benim yazımdan sonra ise, her nedense var olduğu bilinen ama bugüne kadar kimsenin çıkartmadığı bu saha apar topar petrol ile hiçbir alakasının olmadığı bilinen Zorlu Grubu''na verildi.
Şimdi daha büyük bir rezalete geliyorum..
Yine hatırlayacaksınız, Irak sınırındaki Cudi Dağlarında petrol olduğunu iddia eden vatansever madenci Beşir Yılmaz''ın iddialarını yazmıştım. Kendisiyle de bir TV programı yapmıştık. Yılmaz, devletin, TPAO''nun " Petrol yok" dediği bu dağlarda kendisine neden arama ruhsatı verilmediğini sormuş ve " devletten hiçbir şey istemiyorum. Kendi imkanımla 800-1000 metrede yerli teknoloji ile petrolü fışkırtıp en az 10 bin kişiye de istihdam sağlayacağım. Petrolü, fışkırtmazsam da kendimi kulelere asacağım" demişti.
Bu ısrarlı yazılarım ve programdan sonrasında ne oldu biliyor musunuz?
Devletin "Petrol yok" dediği bu saha, milliyetçi, vatansever Beşir Yılmaz yerine, ABD''li bir şirkete bir oldu bittiyle ruhsat verildi…Olacak şey değil, hani petrol yoktu?
Gelişmeler karşısında sinirimden elim ayağım titriyor, miden bulanıyor, tansiyonum yükseliyor…
Milletimizin ilaç parası yok, açlık sınırında, soğukla mücadelede takati kesilmiş ama petrol ve diğer değerli yeraltı zenginliklerimiz düşman güçlere gizlice veriliyor ve yağmalanıyor. Erdoğan,. Hakkari''de milletin parasıyla Rusya''dan fahiş fiyata ithal edilen kömürü bedava dağıtacağını açıkladı. Kime? Birkaç ilçedeki fakire. Diğer tarafta Beşir Yılmaz''ın halka bedava dağıttığı Türkiye''ye ömür boyu yetecek zenginlikteki kömür madenlerine de devlet el koymuş ve işletmediği için geri vermek yerine Turgay Ciner''in Park Holding''ine devretmişti. Başbakan Erdoğan, kendisine yüzlerce kez başvuran Yılmaz''a hiç ama hiç cevap vermedi. Yılmaz''ın hukuk mücadelesi devam ediyor ama rüşvetin kol gezdiği adalet sisteminde hala helal süt emmiş babayiğit bir hakim çıkıp bu haklı davayı 5-6 yıldır bitiremiyor. Yılmaz ve vatansever arkadaşları şimdi Soma''da devletin "yok" dediği değerli kömür ve bor buldular. Hükümetin enerji bakanı ve diğer yetkililer onların elini sıkmak yerine; boğazlarını sıkmaya uğraşıyor. Bir kısmı halka bedava dağıtılacak olan, Türkiye''nin dış borcunu ödemeye yüzlerce kez yetecek olan çok değerli madenleri çıkartmamak için halktan
"bunlar dolandırıcıdır" şeklinde yalan ifade almak dahil, elinden gelen her şeyi yapıyor. Ama bu kömüre ihtiyacı olan fakir Somalılar işbirlikçilerin bu oyununa gelmedi ve çirkin ifadeleri vermeyi reddetti..
Bitmedi…
Hopa açıklarında petrol bulundu diye ortalığı ayağa kaldıran Enerji Bakanlığı bir başka skandalı da saklıyor, tarihi düşmanların ekmeğine yağ sürüyor
Önceki gece bir TV kanalında CHP milletvekili de bilgi alamamaktan yakındı.
Hopa açıklarındaki, milletin umudu zengin petrol rezervini çıkartacak platformlar bilinmeyen(!) bir nedenle suya gömülmüş ve hiçbir allahın kulu açıklama yapmıyor.
3 Ekimden ( neredeyse bir buçuk ay olmuş) beri 3 kule suların altındaymış.
Binlerce metre derinliğindeki Atlantik''te, kuzey denizinde 50 metrelik dalgalara bile dayanan bu platformun 80 metre derinlikteki bölgede durup dururken battığına inanıyor musunuz? Bu sahalarda ne kadar petrol ve doğal gaz vardı ve vatana ne katkısı olacaktı. Bu saha ne olacak, diğerleri gibi unutturulacak mı? Yoksa yabancıları verilip olanın çok altında çıkartılıp " ne yapalım rezerv bu kadar mı " denecek?
Belki bilmiyorsunuzdur. Dünyada Doğalgaz satış fiyatı 56 dolar civarındayken, Türkmenistan 52 dolara sonsuza kadar doğalgaz vereceğini açıklamışken, Türkiye''nin Ruya''dan aldığı doğalgaza kaç dolar ödediği bu millete hizmet için milletin cebinden kurulmuş olan BOTAŞ ısrarla açıklamıyor. BOTAŞ''ı yöneten AKP hükümeti de sıkılmadan " mesleki sırdır söyleyemeyiz" diyor. İnsaf yahu!..BOTAŞ babanızın şirketi mi?
AKP''nin işbaşına getirdiği BOTAŞ''ın genel müdürünün bakanları bile takmadığı, başarıları ve kazançları ortada olan TPAO, MTA ve Eti Holding''in yönetildiği gibi yönetildiği iddiaları doğru mu? Doğru değil ise fiyatı açıklayın da görelim.
Ben öteden beri iddia ediyorum Türkiye doğalgaza dünyanın en fahiş fiyatını, yani 154 dolar ödüyor.Cevap verinde karşılıklı belgelerle konuşalım. Bu millet gazetecilerini de zenginliklerinin kimlere emanet edildiğini görsün?
Ey millet artık uyanın ve bir şeyler yapın, koruyucularımız da yemin etmiş olanlar da gaflet içinde…
Kaynak: internetajans
Bugün gazetesi "Suriye sınırında kaliteli petrol denizi bulundu" manşetiyle çıktı. Hatırlayın 29.01 2005 tarihindeki köşemde ben de "Suriye sınırında petrol denizi bulundu" diye bir yazı yazmıştım. Ardından tek kişilik ordu İstanbul milletvekili Emin Şirin bir soru önergesi vermiş ve şöyle bir cevap almıştı: "Haber doğru değil, petrol denizi diye bir tabirimiz yok, lilmitli rezervlere sahip petrol sahamız var."
Benim yazımdan sonra ise, her nedense var olduğu bilinen ama bugüne kadar kimsenin çıkartmadığı bu saha apar topar petrol ile hiçbir alakasının olmadığı bilinen Zorlu Grubu''na verildi.
Başbakan Tayip Erdoğan Hakkari''de halka yaptığı konuşma sırasında "Türkiye''nin petrolü yok" dedi ve "size bir müjdem var" diye sözlerini sürdürdü. Daha sonra da lafı geveleyip bu müjdenin ne olduğunu söylemedi...
Bir gün sonra Bugün gazetesi "Suriye sınırında kaliteli petrol denizi bulundu" manşetiyle çıktı. Hatırlayın 29.01 2005 tarihindeki köşemde ben de "Suriye sınırında petrol denizi bulundu" diye bir yazı yazmıştım. Ardından tek kişilik ordu İstanbul milletvekili Emin Şirin bir soru önergesi vermiş ve şöyle bir cevap almıştı: "Haber doğru değil, petrol denizi diye bir tabirimiz yok, lilmitli rezervlere sahip petrol sahamız var."
Benim yazımdan sonra ise, her nedense var olduğu bilinen ama bugüne kadar kimsenin çıkartmadığı bu saha apar topar petrol ile hiçbir alakasının olmadığı bilinen Zorlu Grubu''na verildi.
Şimdi daha büyük bir rezalete geliyorum..
Yine hatırlayacaksınız, Irak sınırındaki Cudi Dağlarında petrol olduğunu iddia eden vatansever madenci Beşir Yılmaz''ın iddialarını yazmıştım. Kendisiyle de bir TV programı yapmıştık. Yılmaz, devletin, TPAO''nun " Petrol yok" dediği bu dağlarda kendisine neden arama ruhsatı verilmediğini sormuş ve " devletten hiçbir şey istemiyorum. Kendi imkanımla 800-1000 metrede yerli teknoloji ile petrolü fışkırtıp en az 10 bin kişiye de istihdam sağlayacağım. Petrolü, fışkırtmazsam da kendimi kulelere asacağım" demişti.
Bu ısrarlı yazılarım ve programdan sonrasında ne oldu biliyor musunuz?
Devletin "Petrol yok" dediği bu saha, milliyetçi, vatansever Beşir Yılmaz yerine, ABD''li bir şirkete bir oldu bittiyle ruhsat verildi…Olacak şey değil, hani petrol yoktu?
Gelişmeler karşısında sinirimden elim ayağım titriyor, miden bulanıyor, tansiyonum yükseliyor…
Milletimizin ilaç parası yok, açlık sınırında, soğukla mücadelede takati kesilmiş ama petrol ve diğer değerli yeraltı zenginliklerimiz düşman güçlere gizlice veriliyor ve yağmalanıyor. Erdoğan,. Hakkari''de milletin parasıyla Rusya''dan fahiş fiyata ithal edilen kömürü bedava dağıtacağını açıkladı. Kime? Birkaç ilçedeki fakire. Diğer tarafta Beşir Yılmaz''ın halka bedava dağıttığı Türkiye''ye ömür boyu yetecek zenginlikteki kömür madenlerine de devlet el koymuş ve işletmediği için geri vermek yerine Turgay Ciner''in Park Holding''ine devretmişti. Başbakan Erdoğan, kendisine yüzlerce kez başvuran Yılmaz''a hiç ama hiç cevap vermedi. Yılmaz''ın hukuk mücadelesi devam ediyor ama rüşvetin kol gezdiği adalet sisteminde hala helal süt emmiş babayiğit bir hakim çıkıp bu haklı davayı 5-6 yıldır bitiremiyor. Yılmaz ve vatansever arkadaşları şimdi Soma''da devletin "yok" dediği değerli kömür ve bor buldular. Hükümetin enerji bakanı ve diğer yetkililer onların elini sıkmak yerine; boğazlarını sıkmaya uğraşıyor. Bir kısmı halka bedava dağıtılacak olan, Türkiye''nin dış borcunu ödemeye yüzlerce kez yetecek olan çok değerli madenleri çıkartmamak için halktan
"bunlar dolandırıcıdır" şeklinde yalan ifade almak dahil, elinden gelen her şeyi yapıyor. Ama bu kömüre ihtiyacı olan fakir Somalılar işbirlikçilerin bu oyununa gelmedi ve çirkin ifadeleri vermeyi reddetti..
Bitmedi…
Hopa açıklarında petrol bulundu diye ortalığı ayağa kaldıran Enerji Bakanlığı bir başka skandalı da saklıyor, tarihi düşmanların ekmeğine yağ sürüyor
Önceki gece bir TV kanalında CHP milletvekili de bilgi alamamaktan yakındı.
Hopa açıklarındaki, milletin umudu zengin petrol rezervini çıkartacak platformlar bilinmeyen(!) bir nedenle suya gömülmüş ve hiçbir allahın kulu açıklama yapmıyor.
3 Ekimden ( neredeyse bir buçuk ay olmuş) beri 3 kule suların altındaymış.
Binlerce metre derinliğindeki Atlantik''te, kuzey denizinde 50 metrelik dalgalara bile dayanan bu platformun 80 metre derinlikteki bölgede durup dururken battığına inanıyor musunuz? Bu sahalarda ne kadar petrol ve doğal gaz vardı ve vatana ne katkısı olacaktı. Bu saha ne olacak, diğerleri gibi unutturulacak mı? Yoksa yabancıları verilip olanın çok altında çıkartılıp " ne yapalım rezerv bu kadar mı " denecek?
Belki bilmiyorsunuzdur. Dünyada Doğalgaz satış fiyatı 56 dolar civarındayken, Türkmenistan 52 dolara sonsuza kadar doğalgaz vereceğini açıklamışken, Türkiye''nin Ruya''dan aldığı doğalgaza kaç dolar ödediği bu millete hizmet için milletin cebinden kurulmuş olan BOTAŞ ısrarla açıklamıyor. BOTAŞ''ı yöneten AKP hükümeti de sıkılmadan " mesleki sırdır söyleyemeyiz" diyor. İnsaf yahu!..BOTAŞ babanızın şirketi mi?
AKP''nin işbaşına getirdiği BOTAŞ''ın genel müdürünün bakanları bile takmadığı, başarıları ve kazançları ortada olan TPAO, MTA ve Eti Holding''in yönetildiği gibi yönetildiği iddiaları doğru mu? Doğru değil ise fiyatı açıklayın da görelim.
Ben öteden beri iddia ediyorum Türkiye doğalgaza dünyanın en fahiş fiyatını, yani 154 dolar ödüyor.Cevap verinde karşılıklı belgelerle konuşalım. Bu millet gazetecilerini de zenginliklerinin kimlere emanet edildiğini görsün?
Ey millet artık uyanın ve bir şeyler yapın, koruyucularımız da yemin etmiş olanlar da gaflet içinde…
Kaynak: internetajans