maturidi
01-25-2006, 20:34
MAVİ GAFLETİN DERİN İZLERİ
Dün gazetelerde bir haber: “Rus Gazprom şirketi, bu yıl, Özbek
doğalgazının bin metreküpüne 60 dolar ödeyecek. Özbekistan, geçen yıl, Rusya’dan doğal gazın bin metreküpüne 40 dolar alıyordu… Kısa bir süre önce Türkmenistan’la da anlaşma sağlayan Rusya, Orta Asya’daki rezervlerin önemli bir kısmını eline geçirdi. Rusya bu bölgeden 60 dolara aldığı gazı, Avrupa’ya 250, Türkiye’ye 260, Ukrayna’ya da 230 dolardan satacak…”
Evet Rusya doğalgazı soydaşlarımızdan 60 dolardan alıp bize Mavi Akım adı altında 260 dolardan satacak ve bu son anlaşmalarla doğalgazda tüm kontrolleri eline almış olacak.Bakın bu haber bana neleri hatırlattı:
SSCB. Döneminde Ruslar Türk Cumhuriyetleri’ni sosyal, kültürel, coğrafi, ekonomik ve her yönden kontrol ve bağımlılık altında tutmak için bin bir türlü oyunlar sahneye koyarlardı. Hemen ekonomik bağımlılık meknizmasından bazı örnekler:
* Petrol üretim bölgesi olan bir ülkeye petrol rafinerisi yapılmamış ve rafineri başka bir ülke topraklarına yapılmıştır. Petrol bölgesi ve rafineri boru hatlarıyla irtibatlandırılmış ve bu hatlarla Rusya’ya bağlanarak, bölgenin enerji kaynakları merkeze çekilmiştir.
* Hammadde çıkan bölgeye onu işleyecek fabrika yapmıyor, bu fabrikayı başka bir bölgeye yapıyor, yan endüstrileri ise bir başka ülke bölgesine kuruyor.
* İplik fabrikası Özbekistan’da , tekstil sanayi Özbekistan’da değil Rusya’da!
* Ana motor fabrikası Kazakistan’da, makineyi imal edecek yan sanayiler Rusya’da!
* Altın yine Türk bölgesinde çıkıyor, rafine eden fabrika Rusya’da!
* Kazakistan demir rezervleri açısından çok zengin fakat demir-çelik üretim tesisleri Rusya’da!
Maksat tabiki hep Rusya’ya bağımlı kalınmasının tesisi idi.
Ve 90 sonları 91 başlarında birçok Türk Cumhuriyeti bağımsızlığına kavuştu. Ama yukarıdaki haber derinlemesine analiz edildiğinde acaba gerçek bir bağımsızlıktan söz edilebilir mi? Neden Türk Cumhuriyetleri kendi enerji kaynaklarını doğrudan pazarlayarak daha da ekonomik kazanç elde etmiyorlar yada edemiyorlar? Türkiye bu soydaşlarımıza öncülük ve yol göstericilik yapsa Rusya yerine direk kardeşlerinden enerji kullansa ve bunun dağıtımında hem kendisi hem de kardeşleri açısından faydalar sağlasa olmaz mıydı? Bu konuda Türkiye neden gereğini yapmadı, yapmıyor? İşte tam bu noktada Mavi Gaflet tüm gerçekliğiyle bize cevap veriyor!
Hatırlıyorum 99 sonu ve 2000 başında tartışmalar iyice alevlenmişti. DSP-MHP-ANAP Koalisyonu’nda Mavi Akım Projesi dolayısıyla derin sarsıntı vardı. Kamuoyunda 97’de ANAP-DSP Koalisyonu’nun Anap kanadı tarafından temeli atılan Mavi Akım Projesi’nden vazgeçilmesi için bilinçli çabalar mevcuttu. Ama temeli atan Anap şaibe doğuracak şekilde buna direniyordu.
O dönemde Türkmenistan Devlet Başkanı Saparmurat Türkmenbaşı, Türkmenistan olarak Türkiye’ye Rusya’nın sattığından çok daha ucuza doğal gaz satmaya hazır olduklarını defalarca ifade etmişti. Hatta Türkmenbaşı Yılmaz ve dönemin enerji bakanı Cumhur Ercümer’i suçlayarak şöyle feryat ediyordu: “Siz Türkmen Doğalgazı’na karşısınız! Türkiye’de politikacılara bir şeyler oluyor. Rusya’ya 40 dolara sattığımız gazı 114 dolara alıyorsunuz… Türkmen Doğalgazı’nın size gelmesini istemiyorlar. Onlar Türkmenistan’ın zor durumda kalmasını ve kendi yanlarına gelmesini istiyorlar…”
Bu acı feryatlar maalesef gafleti durduramadı ve Türkmenbaşı’nın öngörüleri gerçekleşti. 17 Kasım 2005’te Recep Tayip Erdoğan’ın büyük şovuyla vanası resmen açılan Mavi Gaflet ile Türkiye enerjide Rusya’ya bağımlı hale getirilmiştir. Ve emperyalizm Türk Dünyası’nı ekonomik etki ve kontrol altında tutmaya devam etmiştir.
Bu Gaflet Projesi ile emperyalizmin emeline hizmet edilmiştir! Türkistan ile bağımız kesilmiştir! Türk Cumhuriyetleri yeniden Rusya’ya bağlanmıştır! Türk Dünyası’nın geleceğine ipotek konmuştur! Velhasıl Türk çıkarlarına ihanet edilmiştir!
İşte bir haber ve açığa çıkarttığı Mavi Gaflet’in derin ve yıkıcı izleri…
A.ÇENET
Dün gazetelerde bir haber: “Rus Gazprom şirketi, bu yıl, Özbek
doğalgazının bin metreküpüne 60 dolar ödeyecek. Özbekistan, geçen yıl, Rusya’dan doğal gazın bin metreküpüne 40 dolar alıyordu… Kısa bir süre önce Türkmenistan’la da anlaşma sağlayan Rusya, Orta Asya’daki rezervlerin önemli bir kısmını eline geçirdi. Rusya bu bölgeden 60 dolara aldığı gazı, Avrupa’ya 250, Türkiye’ye 260, Ukrayna’ya da 230 dolardan satacak…”
Evet Rusya doğalgazı soydaşlarımızdan 60 dolardan alıp bize Mavi Akım adı altında 260 dolardan satacak ve bu son anlaşmalarla doğalgazda tüm kontrolleri eline almış olacak.Bakın bu haber bana neleri hatırlattı:
SSCB. Döneminde Ruslar Türk Cumhuriyetleri’ni sosyal, kültürel, coğrafi, ekonomik ve her yönden kontrol ve bağımlılık altında tutmak için bin bir türlü oyunlar sahneye koyarlardı. Hemen ekonomik bağımlılık meknizmasından bazı örnekler:
* Petrol üretim bölgesi olan bir ülkeye petrol rafinerisi yapılmamış ve rafineri başka bir ülke topraklarına yapılmıştır. Petrol bölgesi ve rafineri boru hatlarıyla irtibatlandırılmış ve bu hatlarla Rusya’ya bağlanarak, bölgenin enerji kaynakları merkeze çekilmiştir.
* Hammadde çıkan bölgeye onu işleyecek fabrika yapmıyor, bu fabrikayı başka bir bölgeye yapıyor, yan endüstrileri ise bir başka ülke bölgesine kuruyor.
* İplik fabrikası Özbekistan’da , tekstil sanayi Özbekistan’da değil Rusya’da!
* Ana motor fabrikası Kazakistan’da, makineyi imal edecek yan sanayiler Rusya’da!
* Altın yine Türk bölgesinde çıkıyor, rafine eden fabrika Rusya’da!
* Kazakistan demir rezervleri açısından çok zengin fakat demir-çelik üretim tesisleri Rusya’da!
Maksat tabiki hep Rusya’ya bağımlı kalınmasının tesisi idi.
Ve 90 sonları 91 başlarında birçok Türk Cumhuriyeti bağımsızlığına kavuştu. Ama yukarıdaki haber derinlemesine analiz edildiğinde acaba gerçek bir bağımsızlıktan söz edilebilir mi? Neden Türk Cumhuriyetleri kendi enerji kaynaklarını doğrudan pazarlayarak daha da ekonomik kazanç elde etmiyorlar yada edemiyorlar? Türkiye bu soydaşlarımıza öncülük ve yol göstericilik yapsa Rusya yerine direk kardeşlerinden enerji kullansa ve bunun dağıtımında hem kendisi hem de kardeşleri açısından faydalar sağlasa olmaz mıydı? Bu konuda Türkiye neden gereğini yapmadı, yapmıyor? İşte tam bu noktada Mavi Gaflet tüm gerçekliğiyle bize cevap veriyor!
Hatırlıyorum 99 sonu ve 2000 başında tartışmalar iyice alevlenmişti. DSP-MHP-ANAP Koalisyonu’nda Mavi Akım Projesi dolayısıyla derin sarsıntı vardı. Kamuoyunda 97’de ANAP-DSP Koalisyonu’nun Anap kanadı tarafından temeli atılan Mavi Akım Projesi’nden vazgeçilmesi için bilinçli çabalar mevcuttu. Ama temeli atan Anap şaibe doğuracak şekilde buna direniyordu.
O dönemde Türkmenistan Devlet Başkanı Saparmurat Türkmenbaşı, Türkmenistan olarak Türkiye’ye Rusya’nın sattığından çok daha ucuza doğal gaz satmaya hazır olduklarını defalarca ifade etmişti. Hatta Türkmenbaşı Yılmaz ve dönemin enerji bakanı Cumhur Ercümer’i suçlayarak şöyle feryat ediyordu: “Siz Türkmen Doğalgazı’na karşısınız! Türkiye’de politikacılara bir şeyler oluyor. Rusya’ya 40 dolara sattığımız gazı 114 dolara alıyorsunuz… Türkmen Doğalgazı’nın size gelmesini istemiyorlar. Onlar Türkmenistan’ın zor durumda kalmasını ve kendi yanlarına gelmesini istiyorlar…”
Bu acı feryatlar maalesef gafleti durduramadı ve Türkmenbaşı’nın öngörüleri gerçekleşti. 17 Kasım 2005’te Recep Tayip Erdoğan’ın büyük şovuyla vanası resmen açılan Mavi Gaflet ile Türkiye enerjide Rusya’ya bağımlı hale getirilmiştir. Ve emperyalizm Türk Dünyası’nı ekonomik etki ve kontrol altında tutmaya devam etmiştir.
Bu Gaflet Projesi ile emperyalizmin emeline hizmet edilmiştir! Türkistan ile bağımız kesilmiştir! Türk Cumhuriyetleri yeniden Rusya’ya bağlanmıştır! Türk Dünyası’nın geleceğine ipotek konmuştur! Velhasıl Türk çıkarlarına ihanet edilmiştir!
İşte bir haber ve açığa çıkarttığı Mavi Gaflet’in derin ve yıkıcı izleri…
A.ÇENET