maturidi
06-06-2006, 02:08
Hacılar, Hocalar, Paragözler
Türk Hükümetleri buradaki insanların insan olduğunu görmeli buraya sosyolog, psikolog ve gerçek dinadamları göndermelidir. Dinadamlari için gerçek din adamı diyorum. Çünkü burdaki geleneksel Hocalar bu meseleri çözemezler. Onlar sadece zaten ibadetini yapanlara 30’cu defa 40’cı defa apdest´den, namazdan ve oruçtan bahsederler ve günde bazen üç bazen, dört vakit namazını, yani toplam günde 1-2 saat camide oyalanarak hizmetediklerini zannederler ve geneliklede asıl işleri para, arsa, av, araba, yeme ve icme gibi işlerle uğraşırlar. Oysa papazlar sadece 8 saat değil iş saatinin hariçindede her zaman, her yerde insanlara her bakımdan yardımcı olarak gönülerini kazanmaya bakarlar. Tabiki hocaların hemen hemen hepsinin böyle olması büyük felaket, benim 22 yıl teşkilatlarda ve camiilerde görev yaptığım zamanlarda karşılaştığım hocaların %99´i bu tür sözde hocalardır bunlar fayda yerine zarar vermektedir.
Hangi hoca ceyaevlerindeki binlerce Türk gencinden birkacını ziyaret etti, hangi hoca hastanelerdeki hastaları ziyaret etti, hangi hoca hangi spor kulübüne giderek gençlerle kaynaştı, hangi hoca çeşitli sebeplerle boşanıp sığınma evlerine (Frauenheim = kadınevleri) sığınan çaresiz ve kimsesiz Türk kadınlarına yardımcı oldu, hangi hoca kahvehanelere gidip ordaki insalara yardımcı olmaya çalıştı. Oğlum MUHAMMED Alim’i Yuvaya yer yoktur diye almadılar, benim tanıdığım bir papaz bir telefonla hemen çoçuğun yuvaya alınmasını sağladı. Bizim sahabe gibi hocalara ihtiyacımız var, dünyalık peşinde koşan tafra yapan değil, yoksa Avrupadaki yüzbinleri kaybedebiliriz.
Günümüzde beslenme ve sağlıklı yaşamada gayri müslimer sanki sünete uyuyorlarmışda müslüman olduğunu iddia eden bizlerse gayri müslimler gibi yaşıyoruz. Kilolu papazı çok zor görürsünüz, ama TV’lerdeki mevlit kandilerine bir bakın buradaki hocalar ve mevlithanlar sanki sumo güreşcisi gibiler, bunların ayet ve hadisten haberdar olmadıklarına inanmak isterdim. Avrupadaki Türkler için gelen dinadamalarının dinadına yaptıkları pek birşey yok, varsa yoksa yemek, içmek ve gezmek, sanki buraya tatile gelmişler. Bu Hocalar Papazların günlük çalışmasının % 10'nu bile yapmıyorlar. Sonrada yeni yetişen nesil Almanlaşıyor, Fransızlaşıyor, İngilizleşiyor vs, diye edişeleniyoruz. Peygamber efendimiz „Allahin en nefret ettiği kişiler; çok uyuyan, çok yiyen ve çok içen kimselerdir“ buyurmuştur. Bunuda en çok hacı, hoca diye anılan insanlarda görmekteyiz. Gerçek dinadamıda var mı? Evet var ama sadece % 1 belki.
Diyanet camilerinde Kuran Kursu ve dindersi ciddiye alınmıyor, hocalar malum yeme, içem ve gezmedeler ve yerlerine hep cahil birini vekaletten bırakıp kayıp oluyorlar. Bunlarla bu milletin hali dahada perişan olur. Camilere milyonlar (euro) harcanıyor, ama cuma namazı dışında kapısına kilit vurulup herkes kayıp oluyor. Süleymencılar ve milli görüşcülerse islam adına hurafe öğretiyorlar. Ülkücüler ise bu tür faliyetlere pek ilgi duymuyorlar, çünkü emirle hareket etmeye alışmışlar, Bahçeli hazretleri emir verecekki Ülkücüler iş yapsın. Meydan böylece Gizli Kadinal Fetoşun adamlarına kalıyor. Onlarda yavaş yavaş islam diye misyonerlik faliyeti yürütüyorlar.
Allah islamın sancaktarı olmuş ve olacak (inşallah) bu Milleti korusun.
Türk Hükümetleri buradaki insanların insan olduğunu görmeli buraya sosyolog, psikolog ve gerçek dinadamları göndermelidir. Dinadamlari için gerçek din adamı diyorum. Çünkü burdaki geleneksel Hocalar bu meseleri çözemezler. Onlar sadece zaten ibadetini yapanlara 30’cu defa 40’cı defa apdest´den, namazdan ve oruçtan bahsederler ve günde bazen üç bazen, dört vakit namazını, yani toplam günde 1-2 saat camide oyalanarak hizmetediklerini zannederler ve geneliklede asıl işleri para, arsa, av, araba, yeme ve icme gibi işlerle uğraşırlar. Oysa papazlar sadece 8 saat değil iş saatinin hariçindede her zaman, her yerde insanlara her bakımdan yardımcı olarak gönülerini kazanmaya bakarlar. Tabiki hocaların hemen hemen hepsinin böyle olması büyük felaket, benim 22 yıl teşkilatlarda ve camiilerde görev yaptığım zamanlarda karşılaştığım hocaların %99´i bu tür sözde hocalardır bunlar fayda yerine zarar vermektedir.
Hangi hoca ceyaevlerindeki binlerce Türk gencinden birkacını ziyaret etti, hangi hoca hastanelerdeki hastaları ziyaret etti, hangi hoca hangi spor kulübüne giderek gençlerle kaynaştı, hangi hoca çeşitli sebeplerle boşanıp sığınma evlerine (Frauenheim = kadınevleri) sığınan çaresiz ve kimsesiz Türk kadınlarına yardımcı oldu, hangi hoca kahvehanelere gidip ordaki insalara yardımcı olmaya çalıştı. Oğlum MUHAMMED Alim’i Yuvaya yer yoktur diye almadılar, benim tanıdığım bir papaz bir telefonla hemen çoçuğun yuvaya alınmasını sağladı. Bizim sahabe gibi hocalara ihtiyacımız var, dünyalık peşinde koşan tafra yapan değil, yoksa Avrupadaki yüzbinleri kaybedebiliriz.
Günümüzde beslenme ve sağlıklı yaşamada gayri müslimer sanki sünete uyuyorlarmışda müslüman olduğunu iddia eden bizlerse gayri müslimler gibi yaşıyoruz. Kilolu papazı çok zor görürsünüz, ama TV’lerdeki mevlit kandilerine bir bakın buradaki hocalar ve mevlithanlar sanki sumo güreşcisi gibiler, bunların ayet ve hadisten haberdar olmadıklarına inanmak isterdim. Avrupadaki Türkler için gelen dinadamalarının dinadına yaptıkları pek birşey yok, varsa yoksa yemek, içmek ve gezmek, sanki buraya tatile gelmişler. Bu Hocalar Papazların günlük çalışmasının % 10'nu bile yapmıyorlar. Sonrada yeni yetişen nesil Almanlaşıyor, Fransızlaşıyor, İngilizleşiyor vs, diye edişeleniyoruz. Peygamber efendimiz „Allahin en nefret ettiği kişiler; çok uyuyan, çok yiyen ve çok içen kimselerdir“ buyurmuştur. Bunuda en çok hacı, hoca diye anılan insanlarda görmekteyiz. Gerçek dinadamıda var mı? Evet var ama sadece % 1 belki.
Diyanet camilerinde Kuran Kursu ve dindersi ciddiye alınmıyor, hocalar malum yeme, içem ve gezmedeler ve yerlerine hep cahil birini vekaletten bırakıp kayıp oluyorlar. Bunlarla bu milletin hali dahada perişan olur. Camilere milyonlar (euro) harcanıyor, ama cuma namazı dışında kapısına kilit vurulup herkes kayıp oluyor. Süleymencılar ve milli görüşcülerse islam adına hurafe öğretiyorlar. Ülkücüler ise bu tür faliyetlere pek ilgi duymuyorlar, çünkü emirle hareket etmeye alışmışlar, Bahçeli hazretleri emir verecekki Ülkücüler iş yapsın. Meydan böylece Gizli Kadinal Fetoşun adamlarına kalıyor. Onlarda yavaş yavaş islam diye misyonerlik faliyeti yürütüyorlar.
Allah islamın sancaktarı olmuş ve olacak (inşallah) bu Milleti korusun.