PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Finans sektörünü yabancılara



atoybil
02-16-2007, 03:22
İsrafil K. Kumbasar

Finans sektörünü yabancılara teslim eden pozitif ihanet
AKP iktidarının, “Babalar gibi satarız, ne olmuş yani. Yeter ki yabancı sermaye gelsin” mantığı ile özetlenen politikaları neticesinde Türkiye’deki finans sektörünün neredeyse tamamına yakını yabancıların eline geçti!..
Behiç Kılıç tarafından gündeme getirilen somut rakamlar oldukça ürkütücü!..
Türkiye’de ‘tamamı yabancı sermayeli’ banka sayısı 13’ü geçti!.. Yerli bankaların büyük bir bölümü ise ‘açık’ ya da ‘gizli’ kurulan ortaklıklar ile ‘yabancıların kontrolüne’ girdi!..
Yerli yabancılaşma süreci için ilk önemli adım 2001 yılında, yani 57’nci Cumhuriyet Hükümeti döneminde atıldı!..
* 20 Eylül 2001’de İngiliz HSBC Bank Demirbank’ı 350 milyon dolar karşılığında satın aldı.
* 20 Aralık 2001’de Sitebank Yunan sermayeli NovaBank’a satıldı. Adı BankEuropa Bankası AŞ olarak değişti.

* * *

Asıl operasyon ise ‘2005 yılında’ başladı!..
* Türkiye Ekonomi Bankası’nın % 50’si Şubat 2005’de Fransız BNP Paribas’a 217 milyon dolara satıldı.
* Yapı Kredi Bankası, 2005 yılında 1 Milyar 182 milyon dolara İtalyan Uni Credit ortaklığındaki Koçbank’a devredildi.
* Dışbank’ın % 90’ı Nisan 2005’te Hollanda-Belçika sermayeli Fortis Bank’a 880 milyon Euro’ya satıldı.
* Garanti Bankası’nın % 25.5’ini Ağustos 2005’de ABD’li GE Consumer Finance (GECF) 1 milyar 556 milyon dolara satın aldı.
* C Kredi ve Kalkınma Bankası’nın % 58’i 2005 yılı sonunda İsrail Bank of Hapoalim’e 113 milyon dolara satıldı.
* Finansbank’ın % 46’sı Nisan 2005’de Yunan National Bank of Greece’e (NBG) 2 milyar 291 milyon Euro’ya satıldı.

* * *

* Tekfenbank’ın % 70’i Mayıs 2006’da Yunan EFG Eurobank’a 260 milyon dolara satıldı.
* Denizbank’ın %75’i Mayıs 2006’da Fransız Belçika ortaklığı Dexia’ya 2.4 milyar dolara satıldı.
* Adabank’ın % 99.99’u Kuveyt merkezli The International Investor şirketine 45 milyon 100 bin YTL’ye satıldı.
* Citigroup, en kârlı banka olan Akbank’ın yüzde 20 hissesini 3.1 milyar dolara satın aldı.
* Alternatifbank, Yunanistan’ın ikinci büyük bankası Alfabank’a satıldı.
* Oyakbank’ın satışı tamamlanmak üzere, Halkbank ise satılmak için gün sayıyor.
‘Piyasa yapıcısı’ olarak bilinen 12 banka içinde İş Bankası, Ziraat Bankası, VakıfBank ve Halkbank olmak üzere, sadece 4 yerli banka kaldı!..
Halkbank’ın özelleştirilmesinin ardından bu sayı 3’e inecek!..

* * *

IMF aracılığı ile kontrol altına alınan bazı Avrupa Birliği ülkelerinde, yabancıların bankacılık sektörü üzerindeki payı şöyle:
Polonya % 67, Çek Cumhuriyeti % 95, Macaristan % 90, Slovakya % 93, Estonya % 100, Bulgaristan % 74.6, Letonya % 65.2, Litvanya % 78.2, Malta % 60, Romanya % 47.3.
Bu oranlar, Güney Amerika ülkelerinde de bir hayli yüksek!..
Meksika’da sistemin yüzde 82’si, Arjantin’de yüzde 48’i, Şili’de yüzde 45’i, Peru’da yüzde 47’si yabancıların elinde!..
Üstelik yabancılaşma, çok hızlı gelişiyor!..
Meksika’da 1997 Mart’ında bankacılık kesimi varlıklarının yüzde 14’ü yabancı bankaların kontrolünde iken, bu oran Aralık 2002’de yüzde 66’ya, 2006’da yüzde 82’ye yükselmiş bulunuyor!..

* * *

Şimdi de AB üzerinde söz sahibi olan ülkelerdeki yabancıların paylarına bakalım!..
Avusturya % 19, Yunanistan %19, Fransa % 19, Danimarka % 17, Hollanda % 11, İspanya % 10, İtalya % 8, Almanya % 5.
Bu ülkelerde, sanki yabancıların sisteme girmesini engelleyen ‘gizli bir el’ var!..
Bu gizli el, yabancıları ustaca engelliyor!..
Üstelik AB’nin tüm uyarılarına karşın, İtalya, Fransa ve Almanya, yabancıların sektöre girişini kısıtlamaktan vazgeçmiyor!..
İtalya, ‘tezgâh altından’ yabancıların banka almasını engellediği gerekçesiyle, Avrupa Birliği’nden göstermelik bir ‘uyarı’ aldı!.. Ancak aynı AB, Fransa ve Almanya’yı uyarmayı göze alamadı!..
Almanya’da ‘doğrudan’ veya ‘borsa yoluyla’ yüzde 0.01’lik bir el değiştirme bile hemen devletin yetkili kurumları tarafından takibe alınıyor!..