PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : En BÜyÜk Yolsuzluklarin



admin
03-02-2007, 02:25
“EN BÜYÜK YOLSUZLUKLARIN YAPILDIĞI DÖNEMDİR” temizeller.com


İşini Ankara'dan bağlamayan çalamaz!

Hayali ihracat yapabilmek için Gümrük Müdürlüğü'nü, ihracatçı birliğini, bir bankayı ve Maliye'yi bağlamanız ve komisyonlarını vermeniz lazım. Ama en başta Ankara'yı...

Çünkü işi Ankara'dan bağlayamayan muhakkak yakayı ele verir.



Meclis Akaryakıt Kaçakçılığını Araştırma

Komisyonu'na verdiği ifadede, "28 Şubat, en büyük yolsuzlukların yapıldığı dönemdir diyen!! Eski Gümrükler Başmüfettişi Necati Can’ın açıklamalarını

derinleştirdi.



Zaman'a konuşan Can, 10. yılında postmodern darbeyi, "Artık 28 Şubat

denince aklıma direkt yolsuzluk geliyor." cümlesiyle özetliyor. "28

Şubat'la birlikte ülkeye 'hırsızlar oligarşisi' yerleşti." diyen Can, bu

oligarşinin sadece gümrüklerde milyarlarca dolarlık hayali ihracat

yaptığını ifade ediyor. En büyük üzüntüsü ise bu yolsuzlukları

belgeleriyle birlikte anlattığı raporların Cumhurbaşkanlığı raflarında

çürümesi. 1998-99 yıllarında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e gönderdiği

iki ayrı rapor hakkında hiçbir işlem yapılmamış.



Necati Can, gümrüklerdeki yolsuzlukları rapor haline getirerek 7 Temmuz

1998'de Cumhurbaşkanlığı'na iletti. İşlem yapılmaması üzerine 17 Ağustos

1999'da ikinci bir rapor daha gönderdi. Can, 28 Şubat döneminde

yolsuzlukların neden arttığının iyi anlaşılabilmesi için, postmodern

darbenin perde arkasının iyi bilinmesi gerektiği kanaatinde.

Yolsuzlukların üzerine giderken istihbarat birimlerinin desteğini arkasına

aldığını gizlemeyen Can, devletin birimleriyle paylaştığı bilgilere

dayanarak, "28 Şubat'ın ardında bir ülkenin gizli servisi vardı. İkinci

ayağı ise yerli destekçileriydi. Onlara rüşvet olarak yolsuzluk düzenini

bıraktılar. 28 Şubat'tan sonra etnik ve mezhebe dayalı müthiş bir

kadrolaşma başladı." şeklinde konuşuyor. Köşk'e gönderdiği raporda

örnekleri sıralayan eski Başmüfettiş, hayali ihracatı adım adım anlatıyor.

Can'a göre dönemin Bakanı, Gümrükler Genel Müdürlüğü, Teftiş Kurulu

Başkanlığı ve Başmüdürlük gibi makamlara kendi istediği şekilde atamalar

yaparak hayali ihracaat çarkı kurdu. Raporda bu çarka örnek olarak, İzmir

kökenli İTS Tekstil firmasının yaptığı hayali ihracat anlatıldı. İlgili

vergi dairelerinden alınan belgelere göre, haksız vergi iadeleri, Anasol-D

hükümetinin kurulmasından hemen bir ay sonra başlıyor. İzmir Gümrükler

Başmüdürü M.K., İstanbul'daki İhracatçılar Birliği'nin yardımıyla İTS'nin

de aralarında bulunduğu İzmir'deki çeşitli firmalara hayali ihracat

yaptırdı. Yolsuzluklar Ege İhracatçılar Birliği tarafından ihbar edildiği

halde hiçbir yasal işlem yapılmadı. Bu kez Başmüdür İstanbul'a tayin

edildi ve aynı firmalar da peşinden İstanbul'a taşındı. Daha sonra yapılan

operasyonla hayali ihracat ortaya çıkarıldı. Tespitlere göre bir yıl

içerisinde 15 milyon dolarlık haksız vergi iadesi alınmıştı. Yolsuzluğu

belgeleriyle ortaya koyduğunu ifade eden Can, raporunda Bakan'ın bu

işlerden 2 milyon dolar pay aldığı iddiasına yer verdi. Ayrıca bakanın

aldığı bu rüşvetle İzmir'de bir villa yaptırdığını öne sürerek, villanın

fotoğraflarını delil olarak sundu. Can, raporunda şu iddialara yer

veriyor: "Rüşvet ödemeyen firmalar, hukuksuz suçlamalarla mahkemeye

verilip rüşvete zorlanıyor. Kaçakçı ve hayali ihracatçı firmalar ise

belgelere rağmen mahkemeye verilmeyip bilinçli olarak devlet soyduruluyor.

'Beyaz Formül' atamaları adı verilen, rüşvetle memur ataması yapılıyor.

Bakanın bu şekilde 265 civarında para karşılığı atama yaptığı ve

yolsuzluklara göz yumduğu iddiaları var."



Eski Gümrükler Başmüfettişi Can, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman

Demirel'in, "İki duvar arasında olacaksınız. Birisi üniter devlet, diğeri

laiklik." sözüne atfen 28 Şubat'la ilgili şu değerlendirmeleri yapıyor:

"Ben de diyorum ki, bu iki duvarın arasında istediğin kadar yolsuzluk,

hırsızlık yap kimse bir şey demiyor. 28 Şubat'ın tarifi bu: Demokratik,

laik bir şekilde soygun yapmak."



Suçlanan genel müdür sorgulanamadı



Gümrükler Başmüfettişi Necati Can, 28 Şubat sürecinde yapılan

yolsuzlukların üstünün örtüldüğünü ve dönemin İçişleri Bakanı Sadettin

Tantan'ın olayı çözmesine müsaade edilmediğini vurguluyor. Yolsuzluğu

organize eden bürokratlara dokundurtmadıklarını ifade eden Can, "Mesela

bir Gümrükler Genel Müdürü var. Onun ifadesini ne DGM savcısı alabildi ne

de başkası. Buffalo'da ismini iddianamaye dahi yazamadılar. Niye ifadesini

alamadılar? Çünkü arkada çok önemli güçler var. Petrol kaçakçılığı, et

kaçakçılığı, hayali ihracatta bu şahıs doğrudan doğruya görev almış.

Balina'da da aynı şey oldu. Bunun belgeleri var fakat dosyaya

koydurmuyorlar. Koysalar, bu çete gidecek." diyor.

ZAMAN       bu haberi kullan kimin safında

oldugun belli olsun