Orijinalini görmek için tıklayınız : AKP lilerin soygunları
AKP lilerin soygunları
http://www.temizeller.org/?s=haberler&id=1976
AKP'Yİ ALKIŞLAYAN AYMAZLAR! BU GÜN VATANINI YARIN BAŞKA BİR ŞEYİNİ SATINCA BEN NE YAPTIM DEMEN PEK BİR İŞE YARAMAYACAKTIR!!
Biri yalan söylüyor!
Necati Doğru
ndogru@gazetevatan.com
25.09.2007
Yalan yiğit değildir, kendini savunamaz, diklenemez, asaleti yoktur. Yalan yalnız kalamaz, kendine destek arar. Yalan yalanla beslenir. 1 yalan en az 10 yalan doğurarak yaşamaya çalışır.
Bin çeşit yalan var.
En iğrenci iki türdür.
Birisi “gözyaşı kılığına giren yalan” diğeri “siyaset türbanını başına sararak ihale kapmaya çıkan” yalandır.
Yalanı bulalım.
Kim yalancı?
Milletvekili mi?
Parti yönetimi mi?
***
Çok özür dilerim, bu kadar direkt yazmak kırıcı oluyor, biliyorum ama yalanı da ortaya çıkarmak gerekli. Hadis-i şerif de “Yalandan sakınınız, çünkü yalan fenalığa, fenalık ise cehenneme götürür” diyor.
Kim doğru söylüyor?
Üç üniversite bitirmiş.
AKP kurucusu olmuş.
Neyin ne olduğunu bilen, ağzından çıkan lafın hesabını verebilen bir olgunluğa gelmiş AKP Kütahya Milletvekili Hüseyin Tuğcu, “yalan söylüyor” olabilir mi? Milletvekili Hüseyin Tuğcu, geçen hafta yaptığı bir açıklamada; “işadamlarının AKP’ye yaranmak için karılarını türbana soktuğunu ve ihaleleri kaptığını” anlatmaya çalışan sözler söyledi.
***
Kibardı cümleler.
Kelimeler iyi seçilmişti.
İncitmiyordu.
Yara açmıyordu.
Fakat şu yaşadığımız günlerin ahlak ile zihniyet dünyasını çok net bir şekilde özetleyen “Türbanla karının başını, kap ihaleyi” anlamına gelen laflar söylüyordu. Milletvekili dedi ki: “İşadamı iş alacaksa tabii ki karısının başını örtebilir, evet tabii ki bunlar olabilir. İş alacaksa kendine çeki düzen verecektir.”
Vekil durumu kavramıştı.
Açıklıyordu.
İhaleler, iktidar partisi AKP gibi düşünen, davranan, giyinen, karısının başına türban geçirttiren iş adamlarına veriliyordu.
Vekil yalan mı söylüyordu?
AKP’nin önde gelen yöneticilerinden ve parti kurucularından; şu anda da ülkemize geniş özgürlükler ve tam demokrasiyi getireceğini umut ettiğimiz yeni anayasanın yazım heyeti koordinatörlüğünü yapmakta olan Dengir Mir Mehmet Fırat, “vekilim yalan söylüyor” dedi.
***
Dengir Mir Mehmet Fırat, sözlerine şöyle devam ediyor: “(...) Benim milletvekilim bunu söylüyorsa yalan söylüyor. Çünkü sistemi bilmiyor demektir. Her ihalenin bağımsız bir komisyonu var ve itiraz hakkı var. Bu komisyonları da biz kurmuyoruz. Siz Türkiye’yi bu kadar ilkel, bu kadar basit bir devlet yapısı olarak göremezsiniz. Burası Saddam devleti değil... Hukuk devleti...”
Buyurun karar verin!
Bunlardan biri yalancı!
Üç üniversite bitirmiş, AKP’nin kurucusu olmuş vekil Hüseyin Tuğcu mu yalancı! Partinin en üst 4-5 yöneticisinden biri olmuş Dengir Mir Mehmet mi yalancı?
Size iyilik edeyim.
İpucu vereyim.
AKP ilk iktidara geldiği 2002 yılında öncelikle değiştirdiği yasalardan biri “ihale yasası” ydı ve bu yasa Kemal Derviş zamanında IMF’nin “çıkarın yoksa yeşil ışık yakmam” diye bastırması sonucunda rahmetli Bülent Ecevit döneminde Meclis’ten geçmişti. Cumhurbaşkanı onaylamıştı ve devlet ihalelerinde siyasetçinin etkisini sıfıra indiren bir yasaydı.
***
AKP, ihaleleri istediğine vermek için bu yasada bugüne kadar 8 defa değişiklik yaptı. Bununla da yetinmedi, bazı kanunlara koyduğu ek maddelerle devlet işlerini “ihale açmaksızın istediği firmaya verme” yolunu açtı. Örneğin Petrol Kanunu’na yerleştirilen bir madde ile “Samsun-Ceyhan Petrol Boru Hattı’nı Çalık Holding”e verdi.
Bilin bakalım.
Başbakan’ın damadı sadece 30 yaşında olmasına rağmen hangi holdingin genel müdürü yapıldı?
Çalık Holding’in.
Vekil mi yalancı?
Dengir Mir mi?
Karar sizin.
Yalan bin çeşittir.
İkisi çok iğrençtir.
Gözyaşı kılığına giren...
Ve türbana sığınan...
Ramses, Erdoğan ve Bayramoğlu
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) eski başkanı Ali Bayramoğlu şimdi AKP milletvekili.
Arkadaşım Saygı Öztürk geçenlerde önemli bir habere imza atıyor.
Bayramoğlu’nun gümrüksüz çay ithal ettiği ve bunu piyasaya yasa dışı sürdüğü iddiası ile hakkında soruşturma açıldığını bildiriyor.
Bayramoğlu ve avukatları soruşturmayı iftira olarak niteliyor. Başbakan Erdoğan da, durumu incelemek üzere, Başbakanlık Teftiş Kurulu’nu görevlendiriyor.
Milattan 300 yıl önce Mısır Firavunu Ramses’in sadrazamı hakkında yolsuzluk iddiasıyla soruşturma açılıyor.
Sadrazam Ramses için çok önemli, üstelik onu canı kadar seviyor. Görmek için yanıp tutuştuğu halde, “yargıyı etkilerim” düşüncesiyle, soruşturma sürerken, Ramses sadrazamı asla görmüyor. Uykuları kaçıyor, yine de görmüyor. Ancak, soruşturma sonrasında, sadrazamı ilk ziyaret eden yine Ramses.
Tayyip Erdoğan Katar’a resmi ziyarette bulunuyor.
Erdoğan’a Katar’da eşlik eden milletvekilleri arasında kim var? Hakkında soruşturma yürütülen Ali Bayramoğlu.
Bayramoğlu suçlu mu, değil mi, elbette bilmiyorum.
Yanlış anlaşılmasın, Ramses ile Erdoğan’ı karşılaştırmak aklımdan bile geçmiyor.
Nerede o lüks, o şans nerede? Sadece Milattan önce 300’de Mısır’da ve Milattan sonra 2008’de Türkiye’deki zihniyeti sergiliyorum.
Ramses, kararı etkilerim, kaygısıyla sadrazamını görmüyor. Erdoğan, o milletvekilini kanatlarının altında Katar’a götürüyor.
İbretle izliyorum.
* Yalçın Doğan / Hürriyet / 18.04.2008
ÖDÜLÜ SOYGUN
Kimsesizlerin kimsesi mi, yağmacıların hamisi mi?
Önce Milliyet ardından Vatan Gazetesi günlerdir yazıyor... Adı Mehmet Nazif Günal.. Eski bir Dev-Gençli.. İşadamlığı sürecinde de her dönemin adamı olmuş.. Bir ara adı Özal ailesine yakın diye çıktı, bir ara bugünlerde yüzüne bile bakmayıp telefona bile çıkmadığı Mesut Bey’in evinde görürdüm onu.. Derken bir dönem güya Çillerci oldu ve hatta yine iktidarında MHP’ye bile yakın durdu. Hüsamettin Özkan’la da kankaydı... Ardından 2002 seçimi ile beraber bu sütunda yazdıklarımdan hatırlayın AKP iktidara gelince Cemil Çiçek’i yanına alıp Başbakan Erdoğan’ın havalimanındaki hayır duaları ile umreye uçmuştu.. İşte bu Mehmet Nazif Efendi benim değil Milliyet ve Vatan Gazetelerindeki manşet haberlerdeki iddiaya göre sahilde o iki gazetenin ifadesi ile müthiş bir yağma yapmış, yani izin almaksızın kanunsuz olarak denizi doldurmuş ve binlerce metrekare araziye havadan sahip olmuş.. Milliyet ve Vatan bunu haber yaptı ama AKP iktidarı ve bürokratları zerre tınmadı..... Yüzbinlerce satan bu iki gazete feryat ediyor, hükümet ilgisiz ve kayıtsız!. Dahası, AKP Mehmet Nazif’in şirketine ödül bile veriyor... Vah ki ne vah....
Bu tabloyu kimsesizlerin kimsesidir diye AKP’ye oy verenlere armağan ediyoruz...
(18.04.2008 / S. Önkibar / YENİÇAĞ GZT.)
İstanbul'un en değerli arazisi Kiler'in
PIRLANTA ARSA AKP'Lİ VEKİLE...
Vatan Gzt. / 26.04.2008
İstanbul’un en değerli arazisi eski Likör Fabrikası rekor fiyata Kiler Grubu’nun oldu
Mecidiyeköy’de Tekel’e ait eski Likör Fabrikası arazisinin ihalesini 295.7 milyon YTL ile tek katılımcı olan Kiler GYO kazandı.
23.7 dönümlük arazinin metrekare fiyatı 11 bin 364 dolarla rekor kırdı. Ancak arazideki 2. derece korumalı fabrikaya dokunulmayacağı için inşaat alanı 19 bin metrekareyle sınırlı kalacak.
Nahit Kiler, arsaya 350 milyon dolara İstanbul’un en yüksek projesi Sapphire’in bir benzerini inşa edeceklerini açıkladı
Kiler Grubu, Mecidiyeköy’deki eski Likör Fabrikası arazisinin ihalesini 295.7 milyon YTL+KDV’ye (269 milyon 440 bin dolar) kazandı.
[/URL]
Kiler Grubu’nun Ali Sami Yen Stadı yanındaki arsa için verdiği fiyat, metrekare bazında Türkiye rekoru oldu. Grup, 23.7 dönümlük eski Likör Fabrikası arazisine metrekare başına 11 bin 364 dolar ödeyecek. Daha önceki rekor, Zorlu’nun Levent’teki Karayolları arazisinin metrekaresine verdiği 8 bin 289 dolarlık fiyattı.
(http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=175138&Categoryid=45)
Tek başına katıldı
İstanbul Mecidiyeköy’de Ali Sami Yen Stadı’nın yanında yer alan ve bölgedeki son değerli arazilerden biri olan Tekel’e ait eski likör fabrikası arazisi Toplu Konut İdaresi’nin (TOKİ) iştiraki Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (GYO) tarafından açık artırma yöntemiyle 295 milyon 700 bin YTL muhammen bedel üzerinden dün satışa çıkarıldı.
Başta Hollanda ve Kuveyt olmak üzere yabancı yatırımcıların, Ali Sami Yen ihalesini kazanan Alke İnşaat-Eren Talu ve Ağaoğlu gibi firmaların da katılması beklenen ihaleye bir tek Kiler GYO’nun katılması ise şaşkınlık yarattı.
(http://www4.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=175136&Categoryid=45)
Daha önce Büyükdere Caddesi’nde İstanbul’un en yüksek projesi Sapphire’e imza attıklarını ve bölgeyi iyi tanıdıklarını söyleyen Kiler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nahit Kiler, “2-3 arsa ihalesine daha girmiştik ama kısmet burasıymış. Burada arsa hariç 350 milyon dolar yatırımla en az Sapphire standartlarını taşıyan, onun bir benzeri olacak alışveriş merkezi ve rezidanslardan oluşan kuleyi İstanbul’a hediye edeceğiz.
Çıkabildiğimiz kadar yükseğe çıkacağız, arazi buna izin veriyor” diye konuştu.
Sabırsızlanıyoruz
2008 bitmeden projeye başlamayı planladıklarını belirten Kiler, “Umarız, Emlak GYO Yönetim Kurulu bir an önce ihaleyi onaylayarak önümüzü açar. Bu süreyi bilmiyoruz.
[URL="http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=175132&Categoryid=45"] (http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=175133&Categoryid=45)
Sonra proje için Anıtlar Genel Kurulu ve Orman Bakanlığı ile görüşmelerimiz olacak” dedi.
vBulletin v4.0.1, Copyright ©2000-2010, Jelsoft Enterprises Ltd.