bozok
08-31-2008, 21:00
Doğru yerde durabilmek
31.08.2008
BEHİÇ KILIÇ
tercuman.com.tr
--------------------------------------------------------------------------------
COK “İlginç” bulduğum olaylardan biri de şu idi... Büyük bir hırsızlık-soygun-dolandırıcılık şebekesinin reisi havaalanı dış hatlarda yakalanmıştı...
İfadesine göre Umre dönüşü yakayı ele vermişti!..
Umre ve dolandırıcı çete reisi!..
Polislere, “Günahlarından arınmak için” umreye gittiğini söylüyordu ama yakalanmasaydı, işine(!) de devam edecekti beyanına göre!..
Bu nasıl bir “Vitrin”leme işidir?..
Son yıllarda Umre ziyaretine gidenlerin sayısındaki artışın, ayarsız kişilerin çevrelerinin gözlerini boyamak için yapıldığı gibi bir istatistiğe de bağlandığı gerçektir!.. “Dini bütün” sıfatının anahtar olup kapıları açması ve dünya saadetini getirmesi gibi bir sistem durumu!..
“Bizden olsun da” tercihi!..
Ya da, “Ne kadar kalibresi düşük işe bulaşırsa bulaşsın, başı secde de ya, gerisini boş ver!..” imtiyazı!..
Bu imtiyaz ve imtiyazı sağlamayanlar, ülkenin yükselen sorunudur!..
Bakınız ne, nasıl, niçindir?!.
Geçtiğimiz günlerde bir yazı yazdık,binlerce uyanıktan birini anlattık...
Muhterem, vur patlasın çal oynasın, bir şölen düzenliyordı, oğlunun dükünün keyfine ve göbekler atılıyor, paralar havalarda savruluyordu...
Efendinin kazancı bir garip iştigal alanını yansıtıyordu v.s ve yamuk işleri nedeniyle hapis bile yatmıştı, gelgelelim dünyalık vaziyeti gel keyfim gel düzeyindeydi...
Haremi ismetine bakıyorsunuz, türbanla başlayan bir sosyetik şıklık!..
Yani, manzarayı gören kem gözlülere göre “Yamukluğu gizlemeye çalışan ve ikbalin önünü açma niyetine bağlanan bir türban” söz konusuydu ve pek de haksız sayılmazdı bu değerlendirme...
Gel gelelim, bakınız biz bu durumu yansıtınca (adını rumuzlayacağım) bir okurum bize şöyle bozuk attı!..
“Behiç Bey, sizi de tebrik ediyorum. Bazı köşe yazarları (din düşmanı olan, bunuda laiklik elden gidiyor, başörtüsü gibi bahanelerin altına girip takiye yapanlar için söylüyorum) İslam’a saldırmak için hiçbir imkanı kaçırmıyor. Sünnet düğünü için abartılı ve görgüsüzce yapılan bir sünnet düğününü tüm inanalara mal etmenin ve islama saldırmanın anlamı yok. O adamın tamamen kendi tecihi, kendi harcaması, özel hayatı (hani özel hayatı çok savunanlar varya). Ben bu köşe yazarlarına sormak istiyorum, Laila’da harcanan parayı yazarmısınız. Ne alaka var demeyin, çok alakası var... Konu mu bulamadınız bu kadar basit bir konuyla köşenizini basitleştirmişsiniz. Kolay gelsin... İmza G...”
Eyvallah, gelen “Uyarı”nın içindeki “Mantığa” hiç söz etmeden, bir hatırlatma yapacağım...
Bir süre önce, bendeniz bu vizyonun en üst katmanındaki kimliklerin devlet kesisinden, onbinlerce dolar harcayarak keyif yapmalarının da islama asla uymayan bir durum olmadığını yazmıştım da “Sana ne ulan kıl herif!..” kalitesinde yorumlara muhatap olmuştum bir kısım ahali tarafından... “Bana nesi!!?, ayıptır aziz kardeşim”i anlatmak kolay mı?..
Bu yukarıda sözünü ettiğim “Şölen sahibi” uyanık, icraatının gazetelerde yayınlanmasından sonra aldığı tepkiyi yansıtırken, “Çok sayıda destek mesajı alıp alkışlandığını” söylüyor...
İki sebep vardır...
Gerçekten zır cahil taban, fotoğrafta gördüğü “Türbana” kanarak “Dini bütün bir müslümanın saldırıya uğradığı” kanısıyla, kazancını-israfını sorgulama gereği duymadan destekler!.
Bir de, “Böyle bereketli bir kapıya yamanıp, menfaatten pay alma” arayışındaki yalakların, “İşine bak, bizi de unutma!..” yaklaşımı da vardır!..
İşte bu yüzden, ahali “Doğru duracağı yerden” taviz verdiği için, uyanıkların malı götürmeleri gayet kolaydır da, götürülen de aslında “Ahaliye” ait olan yetim hakkıdır!..
Peki “Ahalinin” tümü de mi “Duracağı yerde” değildir?.. Asla, kendini bilenlerimiz vardır ve bu yüzden,onların yüzü suyu hürmetine ,bunca örselenmesine karşın “Varlığımız” devam edebilmektedir..
Ve “Kendini bilen” vatandaşlarımız, yurtseverlerimiz, namuslu insanlarımız, gerçek Müslümanlar, olan biteni dehşet içerisinde izlemektedirler...
...
31.08.2008
BEHİÇ KILIÇ
tercuman.com.tr
--------------------------------------------------------------------------------
COK “İlginç” bulduğum olaylardan biri de şu idi... Büyük bir hırsızlık-soygun-dolandırıcılık şebekesinin reisi havaalanı dış hatlarda yakalanmıştı...
İfadesine göre Umre dönüşü yakayı ele vermişti!..
Umre ve dolandırıcı çete reisi!..
Polislere, “Günahlarından arınmak için” umreye gittiğini söylüyordu ama yakalanmasaydı, işine(!) de devam edecekti beyanına göre!..
Bu nasıl bir “Vitrin”leme işidir?..
Son yıllarda Umre ziyaretine gidenlerin sayısındaki artışın, ayarsız kişilerin çevrelerinin gözlerini boyamak için yapıldığı gibi bir istatistiğe de bağlandığı gerçektir!.. “Dini bütün” sıfatının anahtar olup kapıları açması ve dünya saadetini getirmesi gibi bir sistem durumu!..
“Bizden olsun da” tercihi!..
Ya da, “Ne kadar kalibresi düşük işe bulaşırsa bulaşsın, başı secde de ya, gerisini boş ver!..” imtiyazı!..
Bu imtiyaz ve imtiyazı sağlamayanlar, ülkenin yükselen sorunudur!..
Bakınız ne, nasıl, niçindir?!.
Geçtiğimiz günlerde bir yazı yazdık,binlerce uyanıktan birini anlattık...
Muhterem, vur patlasın çal oynasın, bir şölen düzenliyordı, oğlunun dükünün keyfine ve göbekler atılıyor, paralar havalarda savruluyordu...
Efendinin kazancı bir garip iştigal alanını yansıtıyordu v.s ve yamuk işleri nedeniyle hapis bile yatmıştı, gelgelelim dünyalık vaziyeti gel keyfim gel düzeyindeydi...
Haremi ismetine bakıyorsunuz, türbanla başlayan bir sosyetik şıklık!..
Yani, manzarayı gören kem gözlülere göre “Yamukluğu gizlemeye çalışan ve ikbalin önünü açma niyetine bağlanan bir türban” söz konusuydu ve pek de haksız sayılmazdı bu değerlendirme...
Gel gelelim, bakınız biz bu durumu yansıtınca (adını rumuzlayacağım) bir okurum bize şöyle bozuk attı!..
“Behiç Bey, sizi de tebrik ediyorum. Bazı köşe yazarları (din düşmanı olan, bunuda laiklik elden gidiyor, başörtüsü gibi bahanelerin altına girip takiye yapanlar için söylüyorum) İslam’a saldırmak için hiçbir imkanı kaçırmıyor. Sünnet düğünü için abartılı ve görgüsüzce yapılan bir sünnet düğününü tüm inanalara mal etmenin ve islama saldırmanın anlamı yok. O adamın tamamen kendi tecihi, kendi harcaması, özel hayatı (hani özel hayatı çok savunanlar varya). Ben bu köşe yazarlarına sormak istiyorum, Laila’da harcanan parayı yazarmısınız. Ne alaka var demeyin, çok alakası var... Konu mu bulamadınız bu kadar basit bir konuyla köşenizini basitleştirmişsiniz. Kolay gelsin... İmza G...”
Eyvallah, gelen “Uyarı”nın içindeki “Mantığa” hiç söz etmeden, bir hatırlatma yapacağım...
Bir süre önce, bendeniz bu vizyonun en üst katmanındaki kimliklerin devlet kesisinden, onbinlerce dolar harcayarak keyif yapmalarının da islama asla uymayan bir durum olmadığını yazmıştım da “Sana ne ulan kıl herif!..” kalitesinde yorumlara muhatap olmuştum bir kısım ahali tarafından... “Bana nesi!!?, ayıptır aziz kardeşim”i anlatmak kolay mı?..
Bu yukarıda sözünü ettiğim “Şölen sahibi” uyanık, icraatının gazetelerde yayınlanmasından sonra aldığı tepkiyi yansıtırken, “Çok sayıda destek mesajı alıp alkışlandığını” söylüyor...
İki sebep vardır...
Gerçekten zır cahil taban, fotoğrafta gördüğü “Türbana” kanarak “Dini bütün bir müslümanın saldırıya uğradığı” kanısıyla, kazancını-israfını sorgulama gereği duymadan destekler!.
Bir de, “Böyle bereketli bir kapıya yamanıp, menfaatten pay alma” arayışındaki yalakların, “İşine bak, bizi de unutma!..” yaklaşımı da vardır!..
İşte bu yüzden, ahali “Doğru duracağı yerden” taviz verdiği için, uyanıkların malı götürmeleri gayet kolaydır da, götürülen de aslında “Ahaliye” ait olan yetim hakkıdır!..
Peki “Ahalinin” tümü de mi “Duracağı yerde” değildir?.. Asla, kendini bilenlerimiz vardır ve bu yüzden,onların yüzü suyu hürmetine ,bunca örselenmesine karşın “Varlığımız” devam edebilmektedir..
Ve “Kendini bilen” vatandaşlarımız, yurtseverlerimiz, namuslu insanlarımız, gerçek Müslümanlar, olan biteni dehşet içerisinde izlemektedirler...
...