+ Konu Cevaplama Paneli
Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Tarihten bir yaprak

  1. Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    13.018

    Tarihten bir yaprak

    Tarihten bir yaprak - 1


    Çetin YETKİN
    mudafaaihukuk@superonline.com
    Yazı Tarihi: 08/02/2009



    Bu köşede yeri geldikçe tarihten ibret alınacak sayfalardan söz edeceğim. Bu çerçevede bugün Nazi Almanyası’ndan bir kesit sunuyorum size.

    1888-1964 yılları arasında yaşamış olan Prof. Dr. Ernst Kretschmer, tanınmış bir Alman kriminolog (suç bilimci), nörolog ve psikiyatrdı. Naziler 1933’te iktidara geçtiğinde bunu protesto ederek tüm görevlerinden istifa etti. Bu arada söylediği şu söz tarihe damgasını bastı: “Normal zamanlarda bizim tedavi ettiğimiz adamlar, anormal zamanlarda bizi yönetirler.”

    Kretschmer neden böyle bir yargıda bulunmuştu? Bunu anlamak için o günlerin Almanya’sında nelerin olup bittiğini, yerimiz elverdiği ölçüde, anımsamamız gerekiyor.

    Nazi teorisyenlerinden Rosenberg’e göre; devlet, ulusun belli bir amaca ulaşması için yalnızca bir “araç” tır (Alfred Rosenberg: The Myth of the Twentieth Century; 1930). Buna koşut olarak Hitler de “Kavgam” adlı kitabında yine devletin bir amaç değil, ırkın saflığını sağlamak için yalnızca “araç” olduğunu yazmıştı. (Adolph Hitler: Kavgam; çev: A. Nejad, İstanbul, 1966, C.III-IV, s.117).

    Nazilere göre, hukuk da yine onların amaçlarını gerçekleştirmek için bir “araç” olmaktan başka bir değer ve anlam taşımıyordu. Bu nedenle de “hukukun üstünlüğü” burjuva liberalizminin modası geçmiş boş inançlarındandı (J.W.Jones: The Nazi Concept of Law; Oxford University Press, 1940, s.12). Gestapo şeflerinden Heydrich de 1936’da Deutsches Recht’e yazdığı makalede açıkça şöyle diyordu: “...herhangi bir kanun maddesiyle faaliyetimiz arasında bir uyuşmazlık olup olmadığı konusunun beni asla ilgilendirmeyeceği görüşünü benimsemiş bulunuyorum...” Suçlu diye ilan ettiği bir sanığı bir Alman mahkemesinin aklaması üzerine de Hitler şöyle diyecektir: “Benim suçlu diye ilan ettiğim bir kimseyi bir Alman mahkemesinin suçsuz çıkarması olayı, bir daha görülmeyecektir.” (C. J. Campbell-Z. Brezezinski: Totaliter Diktatörlük ve Otokrasi; Ankara, 1964, s.37).

    Kişi hak ve özgürlükleri konusunda yine Nazi teorisyenlerinden Huber de, bireyin doğuştan ve kişiliğine bağlı hakları olduğu görüşünün Nazi düşüncesinde yeri bulunmadığını, kendilerinin bu hakları ortadan kaldırmayı başarabildiğini belirtmekteydi (E. R. Huber: Verfassungsrecht des Grossdeutschen Reiches; Hamburg, 1939, s.194).

    Nazi düşüncesinde ön önemli ve tartışmasız siyasal organ, liderdi. Herkes ona boyun eğmek zorundaydı. Hitler’in kendisi de bu durumu daha muhalefet yıllarında şu sözleriyle belirtmiş bulunuyor: “Yalnız bir adam otorite, emir ve iktidar hakkı ile birlikte milletine karşı mesuliyeti omuzlarına alacaktır. Bu, böyle olmalıdır.” (Kavgam; C.II, s.64).

    İşte, Kretschmer bu düşüncede olan kişilerin neler yapabileceklerini öngörmüş bulunuyordu.

    Gerçekten de, Naziler iktidara gelir gelmez, kolluk güçleri önce Yahudilerin evlerini bastılar, onları toplama kamplarına kapattılar.

    Arkasından komünistler ve sosyalistler Yahudilerle aynı yazgıyı paylaştılar.

    Demokrasiyi savunanlara sıra gelmekte gecikmedi.

    Bu arada Hitler ululanıyor, her sözü bir hikmet olarak görülüyordu. O artık bir “fatih” ti!

    Muhalif basın susturuldu. Alman basını Nazilerin emrine girdi.

    Nazilerin görüşlerini benimsemeyen ordu mensupları, bürokratlar ayıklandı.

    Almanya’nın gidişi gidiş değildi. Ama artık çok geçti, sağduyu sahipleri, ulusal çıkarları savunanlar saf dışı bırakılmıştı.

    Almanya, anormal bir döneme girmişti.

    Kretschmer’in yargısının ne denli haklı olduğunu kanıtlamak, artık tarihin işi olacaktı.

    ...

  2. Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    13.018

    Cevap: Tarihten bir yaprak

    Tarihten bir yaprak- II


    Çetin YETKİN
    mudafaaihukuk@superonline.com
    Yazı Tarihi: 28/06/2009



    Eşeklerimiz bile yabancı uzmanlardan iyidir

    Türkiye, II. Dünya Savaşı sona erince, ama özellikle 1947 yılından sonra ABD’nin yörüngesine girdi. Bir yandan siyasal alanda ABD’nin dümen suyunda seyir ederken, bir yandan toplumsal ve ekonomik alanlarda bu emperyalist ülkenin buyurduğu yeni yapılanmayı uygulamaya koydu. Bu çerçevede de yabancı uzmanlar hükümetin ne yapması gerektiğini belirten raporlar düzenlediler ve ayrıca Türkiye’ye gelerek işleri yönetmeye ve yönlendirmeye başladılar. Bu uygulama toplumsal- siyasal ve ekonomik yaşamımızın tüm alanlarını kapsadı. Böylece de, günümüzdeki olumsuzlukların temeli atılmış oldu.

    Bu kere, bu olumsuzluklardan yalnızca birine değinmek istiyorum. ABD’li uzmanların isteklerinin başında, demiryolu yapımına son verilmesi, bunun yerine karayoluna öncelik verilmesi geliyordu. Bunun nedeni de çok açıktı. Çünkü, bu karayolları üzerinde gidip gelecek olan motorlu taşıtlar, bunların yedek parçaları, lastikleri ABD’den satın alınacaktı. Ayrıca, yol yapımında kullanılacak iş makinalarını da Amerika sağlayacaktı. Dahası, araçların tüketeceği petrol de yine bu ülkeden alınacağı için Türkiye ulaşımda dışa bağımlı kılınacaktı. Nitekim, sonraki yıllarda dışarıdan petrol gelmediği zamanlarda halkımızın neler çekeceğini yaşayarak görecektik. Oysa, Türkiye o tarihlerde lokomotifini, vagonlarını, raylarını kendisi üretmekteydi!..

    İşte, bu amaçla Amerikalı uzmanlar Türkiye’ye akın etmeye başladılar.
    Örneğin; CHP’nin yayın organı Ulus gazetesinin 19 Mayıs 1947 günlü ve “Amerikan Uzmanları Plan Hazırladılar” başlıklı haberde ABD’de Amerikalı uzmanların Türkiye için bir karayolları planı hazırladıkları, bu planı uygulamak üzere de yakında Türkiye’ye gelecekleri duyurulmuş bulunuyor. Amerikalılar’ın bu planın uygulanmasına çok önem verdikleri de ABD Yollar İdaresi Başkan Yardımcısı Hilts’in Türkiye’ye gelmesinden anlaşılıyor. Üstelik, Millî Şef İsmet İnönü de Hilts’i Çankaya’da ağırlayacaktır.

    O tarihteki Bayındırlık Bakanı Nihat Erim’in basında yayınlanan açıklaması da şöyle:

    “Bildiğiniz gibi yol işlerinde Amerikalı mütehassıslardan mürekkep bir heyet Bayındırlık Bakanlığı’nda çalışmaktadır.

    Amerikalılar yol yapımı, bakımı ve düzeltilmesi sahasında bize birçok yenilikler getirmişlerdir. Bunların başında makine gelmektedir. Ayrıca yol güzergâhının tayininde ve yolların yapılması tarzında da bazı yenilikler olmuştur. Ezcümle memleketimizin bu bakımdan topografik, ekonomik ve askerî mülahazalarla etüdü yapılmaktadır...” (Ulus, 13 Temmuz 1948)

    Bu yaklaşımın ilk sonucu demiryolu yapımından vazgeçilmesi olmuş, demiryollarımız kendi haline bırakılmış, bakımsızlık başını almış yürümüştür. İkincisi, Türkiye bu alanda da ABD’nin bir açık pazarı durumuna gelmiştir. Bunlara ek olarak, toplu taşımacılık bir yana bırakılmış, ulaşım maliyetleri artmış, bu da tüketim mallarına yansımıştır. Ama en önemlisi, bugün “trafik canavarı” dediğimiz canavar yaratılmıştır.

    Yazının başlığını neden böyle koyduğuma gelince, Amerikalı uzmanların işin başına geçtiği o günlere ilişkin bir öykü beni buna yöneltti.

    Öykü şöyle:

    Türk mühendislerin ABD’nin “plan”ını nasıl uyguladıklarını denetlemeye gelen Amerikalı uzmanlar, bir yolun bir yamaçtan aşağıya hangi çizgiyi izleyerek yapılacağını hesaplarken, yöredeki köyden bir eşek getirterek onu yamaçtan aşağıya saldıklarını, eşeğin izlediği yolu da ellerindeki paftaya işaretlediklerini görünce şaşkınlıktan donakalmışlar. Dehşet içinde Türk mühendislere ne yaptıklarını sormuşlar. Onlar da, eşeklerin içgüdüleriyle belirli eğilim açısının üzerinde bir yol izlemediklerini ve varılacak noktaya da en kısa yolu bulduklarını yılların deneyimiyle bildiklerini, o nedenle de bu gibi durumda eşek kullandıklarını söylemişler. “İyi de” demiş Amerikalı uzamanlar, “Eşek bulamadığınızda ne yapıyorsunuz?” Aldıkları yanıt da şu olmuş: “O zaman Amerika’dan uzman getirtiyoruz.”

    Yabancı uzman hayranlarına duyurulur.

    ...

+ Konu Cevaplama Paneli

Thread Information

Users Browsing this Thread

There are currently 1 users browsing this thread. (0 members and 1 guests)

     

Visitors found this page by searching for:

Nobody landed on this page from a search engine, yet!

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok