Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 ve 4

Konu: AKP HÜKÜMETİ ve TAYYİP ERDOĞAN 16 ADAYI YUNANİSTANA NEDEN TERK ETTİ

  1. #1

    AKP HÜKÜMETİ ve TAYYİP ERDOĞAN 16 ADAYI YUNANİSTANA NEDEN TERK ETTİ



    TAYYİP 16 ADAYI KİME, NASIL, NEDEN, NE KARŞILIĞINDA SATTI
    Korkunç iddia: 16 Türk adası Yunan işgalinde!
    Korkunç iddia: 16 Türk adası Yunan işgalinde!
    Konunun uzmanları ve araştırmacıları, “Geç kalınmakla beraber, hiç olmazsa bugünden itibaren 2004’de başlayan Yunan işgaline karşı harekete geçilmeli, acil önlemler alınmalıdır” diyor
    
    GÖZLEM / GÖKÇE KIRTILOĞLU
    AK Parti iktidarı döneminde, Yunanlıların, Ege Denizi’ndeki, Lozan dâhil 1920’lerdeki antlaşmalara göre “Türkiye’ye ait” 16 adada hâkimiyet sağlaması, yıllardan beri zaman zaman Meclis dâhil, birçok platformda seslendirilmesine rağmen, devamlı gündem dışına itiliyor, Ulusal basınımız gereken ilgiyi göstermiyor.
    GÖZLEM’in, daha düne kadar ABD ve İngiliz kaynaklarının haritalarında “Türk sınırları içinde gösterilen” bu adalarla ilgili araştırmasında çok acı birçok gerçek ortaya çıktı ve okuduğunuz habere konu oldu. 2004’den beri Ege Denizi’nde Türkiye aleyhine gelişen bu olaya, AKP iktidarı, uzun süre “AB’ye giriş kampanya ve bayramları” sebebiyle sessiz kalmış ve “Yunanlıların işgal ettiği ada sayısı” 16’ya yükselmişti. Şimdi ise AKP Hükümeti, konunun gündeme girmesini hiç arzu etmiyordu. MHP ve CHP muhalefetinin bu konuda zaman zaman yaptığı çıkışlar da kısa sürede kesintiye uğramıştı. Süleyman Şah Türbesi olayı ile “Yunanistan’ın işgal ettiği Adalar konusu” yeniden gündeme geldi. Bu konuyla ilgilenen uzmanlar, yazarlar, Tansu Çiller döneminde yaşanan Kardak krizini örnek göstererek, Türkiye’nin bir an önce harekete geçmesi gerektiği belirtiyorlar. Yaşanan bu durumun, Türkiye'nin dış politikadaki büyük hatalarını yansıttığı da dile getirilen görüşler arasında bulunuyor.
    İşgal tablosu konusunda Milli Savunma Bakanlığı “eski” Genel Sekreteri Emekli Kurmay Albay Ümit Yalım, “AKP, adaların işgalini niye görmezden geldiğini açıklamalı” derken, konunun uzmanları da bu süreci ve Türk dış politikasının içerisinde olduğu durumu değerlendirdi.

    TEK BİR NOTA VERİLMEDİ
    Ümit Yalım (Eski Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekr. Emekli Kurmay Albay): Girit Adası’nın etrafında, Türkiye Cumhuriyeti’ne ait Gavdos, Dhia, Dionisades, Gaidhouronisi ve Koufonisi Adaları Yunan işgali altında. Adalarımızda Yunan bayrağı dalgalanıyor ancak Türk bayrağı dalgalanmıyor. AKP Hükümeti Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, işgalin önlenmesi için hükümet direktifi vermemiştir. Ayrıca, fiili işgalin başladığı 2004 yılından bugüne kadar adaların ve kayalıkların boşaltılması için Yunanistan’a 11 yıldır bir tek nota vermedi. Bütün bu olup bitenler, Türkiye Cumhuriyeti’ne ait 16 adanın ve Venedik Kayalıkları’nın, Yunanistan’a alenen verildiğinin bir göstergesidir. Çünkü siyasi iktidar 16 ada ve 1 kayalığı Yunanistan’a alenen verdi. İktidar vatan topraklarını Avrupa Birliği’nden müzakere tarihi almak için verdi ve 17 Aralık 2004 tarihinde AB’den müzakere tarihi alındı. Bilinen sebep bu. Bu olayın arkasında başka neler var, bunlar da zamanla ortaya çıkacaktır. Türkiye Cumhuriyeti batıdan bölünmüş ve Cumhuriyet Tarihinde ilk defa toprak kaybetmiştir. Türkiye’nin batısında ikili devlet düzeni kurulmuştur. İzmir, Aydın ve Muğla illerimiz, birisi Türk diğeri Yunanlı olmak üzere ikişer vali ve ikişer belediye başkanı tarafından yönetilmektedir. Vatan topraklarında Yunan bayrağı dalgalanmakta ve Yunan askerleri elini kolunu sallayarak dolaşmaktadır.

    ÇALINAN 16 ADAMIZ
    Orhan Ayber (Dış politika uzmanı): Lozan dâhil tüm uluslararası antlaşmalarda Ege Denizi’nde ve Akdeniz’de aidiyeti belli olmayan 156 adanın 16 tanesi Türkiye Cumhuriyeti’nin envanterinde olması gerekirken göz göre göre Yunanlılar tarafından işgal edilmişlerdir. İleride telafisi çok güç olacak olan bu kaybın baş sorumlusu, başta ülkemiz siyasetçileri ile yeterli ilgi göstermeyen basınımız ve halkımızdır. 2004 senesinde Didim karşısında üç ada ile başlayan gayri meşru işgal sonunda 16 adayı kaybetmiş gibi görünüyoruz. Yunanlılar ilk olarak buralara kiliseler kurmuşlardır ve geri alınması riski karşısında, Hristiyan dünyasının desteğini planladılar. Denizlerdeki adaların egemenliği konusunda tüm dünyada kıyamet kopuyorken, mesela Senkaku Adaları egemenliği için Japonya ve Çin nerede ise savaş koşullarında hazırlık yaparken, Güney Kore, Japonya, Filipinler, Çin ve hatta ABD ile en yakın stratejik ortağı Kanada arasında da ciddi sorunlar yaşanıyor. Bu satırların yazarı olarak bu gazetede en az 4-5 defa yazı ve harita yayınladım. İzmir'de yayın yapan bir televizyonda en az yirmi defa bu konuyu işledim ve yine ulusal kanalda "dik duruş" programında defalarca siyasetçilerimizi uyarmama rağmen. Gereken ilgiyi uyandıramamanın burukluğunu yaşıyorum. Parti başkanlarına önerim; önümüzdeki dönemde uluslararası deniz hukuku, sınır aşan akarsular ile ilgili hukuk, iklim değişikliği gibi konular ön plana çıkacaktır. Ülkemizde bu konularda çok başarılı çalışmalar yapmış akademisyenlerimiz var. Bunların BM Meclisi’ne girme şansları yok, ne ön seçimde başarılı olabilirler ne de parti başkanının müridi olma yetenekleri vardır. Ve siz sayın parti başkanları, bu saygın, konusunda uzman, bilim adamlarını lütfen birkaçını hiç olmazsa meclise sokabilirsiniz. “Peki, umudunuz var mı?” derseniz. Hiç yok. Ancak ileriki yıllarda ülkemiz siyasetinin nasıl çöktüğü konusunda fikir sahibi olmak için bir ölçü olacaktır.

    16 ADAMIZDA YUNAN BAYRAĞI DALGALANIYOR
    Orhan Özkaya (Tapu Kadastro eski Genel Müdürü): Yıllardan beri Yunanistan’ın işgali altında bırakılan 16 adanın durumu halkımızın kaygılarını artırıyor. Doğu Çin Denizi'ndeki bir grup ada, Japonya ile Çin arasında tansiyonu yükseltti. Japonların Senkaku, Çinlilerin ise Diaoyu dediği adalar üzerinde iki taraf da hak iddia ediyor. İşte Uzak Doğu’da bunlar yaşanırken ve küçücük bir mercan kayası için dünyanın iki devi güç gösterisiyle birbirlerini yoklarken; biz, dibimizdeki kendi adalarımıza sahip çıkamıyor, iflas etmiş Yunanistan’ın işgaline göz yumuyoruz. Güneydoğu’yu bölünmenin eşiğine getirip eyalet sistemini ve anayasasını halkımıza dayatıyoruz. Son seçimlerde sürpriz olmayan bir atılımla ilerici Syriza Partisi’nin kamucu yaklaşımlar sergileyerek kazandığı iktidar olanakları, Yunanistan halkının karşılama konusunda ABD ve AB emperyalizminin dayatmaları karşısında, hayli zorlanmaya başladığı anlaşılıyor. AB ve NATO’dan çıkmayı hedefleyen seçim bildirgelerini yerine getirmede yine sıkıştırıldığı belli oluyor. Avro’yu terk ederek kendi drahmi’sine dönüş yapması, siyasal, ekonomik ve sosyal krizlere gebe görünmekte bu nedenle kısa erimli çözümlerin uzağında duruyor. Ancak çok kutuplu hale gelmiş olan dünya konjoktürün de ezilenlerin yanında cesaretle yer alması halkın desteğini arkasına alarak ve gerekçelerini uygulayacağı milli bir seferberlikle yerine getirebilir. Bütün bu açmazlarla boğuşan Yunanistan, önceki yönetimlerin ülkemiz aleyhine uyguladığı saldırgan politikalar nedeniyle, işgal edilen adalar sorunuyla karşı karşıya kaldı. Bu duruma ülkemizdeki teslimiyetçi politik anlayışta olanak tanıdı. Ergenekon, Balyoz ve Casusluk gibi kumpas davalarıyla Donanma ve Hava Kuvvetlerimiz bitirilme noktasına getirildi. İçerde bu emperyal planlarla boğuşan Ordu mensupları kendi derdine düştü. Bütün bu gelişmeler, yeni Yunan iktidarı ile ülkemizde iktidar olacak Atatürkçü ulusal iktidar tarafından sorunlara çözüm bulmalarıyla çözülebilir. Yeter ki, Atatürk’ün Venizelos’la yaptığı dostluk antlaşmalarını yinelemekte tereddüt etmesinler.
    Eklenen Resim Ön Izlemesi Eklenen Resim Ön Izlemesi
    • Dosya tipi: jpg adaalr.jpg (77.8 KB (Kilobyte), 1x kez indirilmistir)

  2. #2


    Eyyy dünya lideri! Yunan, adalarımıza el koydu haberin var mı?
    Ağustos 9, 2014 |
    AKP, umursamazlığıyla vatan toprağını da böldü...
    Saygı ÖZTÜRK / SÖZCÜ
    Yunanistan işgal ettiği iki adamıza karakol kurdu!..
    Yunan Kara Kuvvetleri Komutanı, tek kurşun atmadan işgal ettiği adalarımızdaki askerlerini teftiş etti. Bunun fotoğraflarını da resmi internet sitesinde yayımlandı
    Ülkemizin Güneydoğu’sunda devletin varlığı giderek azalırken, Ege Denizi’nde ise Kanuni Sultan Süley-man ve 4. Mehmet döneminde fethedilen, Atatürk ve İnönü’nün Lozan’da vermediği 16 ada ve bir kaya-lığı Yunan askerleri tek kurşun atmadan, kolayca işgal etti.
    Sınırda sıcak çatışma!
    Didim’deki Bulamaç ve Eşek adalarının işgaliyle başlayan gelişmeleri, adalarımızla ilgili çalışmalarıyla bilinen Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Albay Ümit Yalım, gelişmeleri SÖZCÜ’ye belgeler-le şöyle anlattı:
    Askere emir verilmiyor
    “Türkiye Cumhuriyeti, Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlık görevi sırasında Batı’dan bölünerek tarihinin ilk ve en büyük toprak kaybını yaşadı. 2004 yılında Yunan Silahlı Kuvvetleri Türkiye Cumhuriyeti’ne ait top-lam 16 ada ve 1 kayalığı teker teker işgal etti. Erdoğan, TSK’ya işgalin önlenmesi için direktif vermediği gibi, Yunanistan’a da adaların boşaltılması için bir tek nota bile verilmedi. İşgale sessiz kalan Erdoğan ve AKP Hükümeti, 17 Aralık 2004’te Avrupa Birliği’nden müzakere tarihi aldı. Yani müzakere tarihi, 16 Türk adası ve 1 kayalığın karşılığında alındı.
    Pasaportla gidiyoruz
    Yunanistan’a alenen verilen adalar ve kayalıklar, 1936 yılında dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya tara-fından Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin envanterine kaydettirilmiştir. İzmir, Aydın ve Muğla il sınırları içe-risinde bulunan bu adalarda Yunan Bayrağı dalgalanıyor, Yunan askerleri dolaşıyor. İşgal altındaki ada-larımıza pasaport ile giriyoruz. Adalarımızın çevresindeki karasularımız Yunan Sahil Güvenlik Botları ta-rafından hergün ihlal ediliyor.
    Burnumuzun dibinde
    Bu şahıslar Türk karasularının 6 mil içinde bulunan adalara nasıl gidiyor? Türkiye yol geçen hanı mı? Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerimiz korumakla görevli, Türk Deniz Kuvvetleri Doğu Akdeniz Özel Görev Grubu, Girit Adası’nın etrafındaki 5 Türk adasını neden korumuyor? Güney Deniz Saha Komu-tanlığı, Ege Denizi’ndeki 11 Türk adasını ve 1 Türk kayalığını neden korumuyor? Deniz Kuvvetleri Ko-mutanı neden görevini yapmıyor?
    YURTTA ÜÇÜNCÜ BAYRAK
    TÜRKİYE topraklarında devletin tek bayrağı olan Türk Bayrağı’nın yanı sıra Güneydoğu’da PKK paçav-rasının da bazı illerde dalgalanmasına göz yumulduğunu söyleyerek duruma isyan eden Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Albay Ümit Yalım, şöyle konuştu: “16 adamızda da Yunan Bayrağı’nın yurttaki üçüncü bayrak olarak dalgalanmasına seyirci kalıyoruz. Ülkemizde bayrağımızdan başka bay-rak dalgalandırmak isteyenler ihanet içindedir. 2004 yılından beri tam 10 yıldır, İzmir Aydın ve Muğla il sınırları içinde Yunan Bayrağı dalgalanıyor ve vatan topraklarında Yunan askerleri dolaşıyor. Buna seyirci kalanlar eninde sonunda bu ihanetin bedelini ödeyecektir.”
    Yunanlı komutan ile bakan böyle teftişe gitti
    Engel olan yok
    YUNANİSTAN Kara Kuvvetleri’nin o dönemdeki komutanı Korgeneral Athanasios Tselios ve Savunma Bakanı Yardımcısı Konstantinos Davakis, 4 Eylül 2013 tarihinde, Yunan işgali altındaki Kalolimnoz ve Bulamaç adalarını teftişe gitti. Türk karasuları içindeki adalara helikopterle inen komutan ile bakan, bur-numuzun dibinde kurulan karakoldaki Yunan askerlerini ziyaret edip hatıra fotoğrafı çektirdi. Ziyaretin fotoğrafları, Yunanistan Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın internet sitesine de konuldu.


    Eklenen Resim Ön Izlemesi Eklenen Resim Ön Izlemesi
    • Dosya tipi: jpg ADALAR.jpg (73.3 KB (Kilobyte), 1x kez indirilmistir)

  3. #3


    Sadece Süleyman Şah değil; İşte AKP'nin kaybettiği topraklar

    AKP Hükümeti’nin sadece Süleyman Şah Türbesi-karakolunu mu kaybettiğini sanıyorsunuz? Yanılırsınız. Gerçeklerin üzerini kapatmak isteyen yandaş çevreler konuyu yine Lozan’a-İsmet İnönü’ye getirdi. Gerçek tam aksi ve üstelik AKP’nin iktidar boyunca Ege ve Akdeniz’de kaybettiği toprakları biliyor musunuz? Şaşırdınız mı? Şaşırmayın ve şu sorunun yanıtını arayın: İhmal mi? Yoksa…

    Osmanlı Ege adalarını üç safhada ele geçirdi:

    1456’da Taşoz, Semadirek, Limni, Gökçeada ve Bozcaada, 1462’de Midilli, 1470’de Eğriboz Adası ve Şeytan Adaları ile 1479’da Sisam’ı hakimiyetine aldı.

    2) 1522’de Rodos ve diğer Menteşe Adaları (kamuoyunda bilinen adıyla Oniki Ada), 1534-1545 yılları arasında Kerpe, Çoban ve Kiklat Adaları’nın tamamı ile 1566’da Sakız ve civarındaki adalar Osmanlı’nın oldu.

    3) 1669’da Girit ve 1718 yılında İstendil Adası ele geçirildi.

    Peki… Ege adalarını ne zaman kaybettik?

    1) Ege adaları, Yunanistan’ın 1826’da bağımsızlığını elde etmesiyle Osmanlı egemenliğinden çıkmaya başladı. (Mora ve Attika Yarımadası’yla birlikte; Eğriboz, İskiri dahil Şeytan Adaları, Yamurgi Adası da dahil olmak üzere genel olarak Kiklat Adaları.)

    2) Trablusgarp Savaşı’yla İtalya Menteşe Adalarını; ve Balkan Savaşları’yla Yunanistan, Limni, Gökçeada, Taşoz, Bozbaba, Semadirek, Bozcaada, Saruhan, İpsara, Ahikerya, Sakız, Midilli, Sisam, Meis adalarını işgal etti.

    3) Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Mondros ve Sevr Antlaşmaları’yla Ege adaları üzerindeki Osmanlı hakimiyeti fiilen sona erdi. (Sevr Antlaşması’nın 84. maddesi ile; Gökçeada ve Bozcaada ile Semadirek, Limni, Midilli, Sakız, Sisam, Ahikerya, Taşoz, Bozbaba ve İpsara adaları Yunanistan’a verildi. 122. maddesi ile de; Meis Adası, Menteşe Adaları, İstanbulya, Rodos, Herke, Kerpe, Kaşot, İlyaki, İncirli, Kilimli, İleriye, Batnoz, Lipso, Sömbeki, İstanköy ve tâbi adacıklar İtalya’ya bırakıldı.)

    Ama…

    Son sözünü söylemeyen biri vardı; Mustafa Kemal…

    YEDİ DÜVEL

    Tarih: 11 Ekim 1922

    Mudanya Mütarekesi ile Türk-Yunan Savaşı bitti. Doğu Trakya kurtarıldı.

    Fransa’nın ardından İngiltere ve İtalya TBMM Hükümeti’nin varlığını kabul etti.

    Tarih: 20 Kasım 1922

    Lozan‘daki barış konferansının beşinci günü İngiliz delegesi Lord Curzon‘un başkanlığında Ege Denizi’ndeki adalar sorunu görüşülmeye başlandı. Saat 15.00’te başlayan oturumda Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa, Yunanistan, İtalya, Japonya, Romanya, Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı ve Türkiye temsilcileri hazır bulundu.

    İlk sözü alan İsmet (İnönü) Paşa, Anadolu’nun tamamlayıcı parçası olan adaların Türkiye’nin egemenliği altına konulmalarının zorunluluk olduğunu ifade ederek, Gökçeada, Bozcaada, Semadirek, Limni, Midilli, Sakız, Sisam ve Nikerya (Ahikerya) adalarını istedi.

    Yunan Heyeti Başkanı Venizelos bu adalarda kalabalık bir Rum nüfusunun yaşadığını belirterek İsmet Paşa’ya karşı çıktı.

    Diğer devletlerin sözcüsü olarak konuştuğunu ifade eden Lord Curzon, Gökçeada, Bozcaada ve Meis dışındaki tüm adaların Yunanistan’a bırakıldığını söyledi.

    İsmet Paşa direndi; Gökçeada ve Bozcaada’nın yanı sıra Semadirek’in Türkiye’ye bırakılmasını, Yunanistan’a verilmesi teklif edilen tüm adaların özellikle de Limni, Midilli, Sakız ve Nikeya’nın Türkiye’ye bağlı özerk olmasını istedi.

    Lord Curzon, özerklik uygulamasının daha önce Sisam ve Girit’te denendiğini ama bunun genel anarşiye sebep olduğunu söyleyerek karşı çıktı.

    Anlaşma sağlanamadı ve adalar konusuyla ilgili alt komisyonun kurulmasına karar verildi.

    Alt komisyon çalışmalarını üç günde tamamladı.

    Alt Komisyon Raporu 29 Kasım Çarşamba günü saat 16.30’da Lord Curzon’ un başkanlığında toplanan komisyonda tartışıldı.

    Başta adalar sorunu olmak üzere pek çok konuda anlaşma sağlanamamış olmasına rağmen İngiltere, Fransa ve İtalya kendi istekleri doğrultusunda 150 sayfa, 160 madde ve 9 ek sözleşmeden oluşan bir antlaşma metni hazırlayarak 30 Ocak 1923’te Türk heyetine verdi.

    Bu antlaşma metni -adalarla ilgili olarak- Sevr Antlaşması’ndan farklı değildi.

    İsmet Paşa, 26 maddeye itiraz etti. Ve teklifleri kabul edilmeyince 6 Şubat 1923’te Lozan’dan ayrılıp Ankara’ya döndü. Durumu TBMM’de anlattı. Müzakereler hususunda gerekli yetkileri aldı ve Gökceada, Bozcaada, Menteşe ile Eşek Adaları’yla Anadolu sahillerine çok yakın olan Meis Adası’nın Türkiye’ye bırakılmasını bildirdi.

    EŞEK ADASI

    Tarih: 23 Nisan 1923

    Lozan Konferansı tekrar toplandı. Oturum başkanı İngiliz Başdelegesi Sir Horace Rumbold idi. Yapılan görüşmelerde Eşek Adaları’nın Türkiye’ye bırakılması kabul edilmişken Meis Adası’nın Türkiye’ye bırakılamayacağı ifade edildi.

    İtalyan temsilci Montanya, Meis’in kendilerine ait olduğunu belirtti. İsmet Paşa, Meis’in Türk karasuları içinde olduğunu, Anadolu’nun tamamlayıcı bir parçası sayıldığını söyledi. Tartışmalar üzerine İsmet Paşa yine kapıyı vurup çıktı.

    Uzatmayayım… Sonuçta…

    Tarih: 24 Temmuz 1923

    Lozan Barış Antlaşması’nın 12. maddesi ile Limni, Semadirek, Midilli, Sakız, Sisam, Ahikerya, Taşoz, Bozbaba ve İpsara adaları silahlandırmama/asker bulundurmama şartıyla Yunanistan’ta kaldı.

    Aynı antlaşma ile; Menteşe Adaları; İstanbulya, Rodos, Herke, Kerpe, Çoban Adası, İlyaki, İncirli, Kilimli, İleriye, Batnoz, Lipso, Sömbeki ve İstanköy adaları bunlara bağlı adacıkları ile beraber ve Meis Adası İtalya’da kaldı. (İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Yunanistan 10 Şubat 1947 Paris İtalyan Barış Antlaşması ile Lozan Barış Antlaşması’nda İtalya’ya bırakılan adaları ele geçirdi.)

    Türkiye ise Lozan’da; Gökçeada, Bozcaada, Tavşan Adaları ve Anadolu sahillerine üç milden az uzaklıkta bulunan adaların-adacıkların-kayalıkların hepsini aldı.

    Osmanlı; Ege adalarında 100 yıldır toprak/ada kaybederken, Türkiye; Lozan Antlaşması’yla ilk kez toprak/ada kazanmış oldu.

    Şimdi…

    Diyeceksiniz ki, ‘’hani AKP’nin kaybettiği topraklar nerede?’’

    O halde, bir sonra ki yazıya geçiniz…

    OKUDUKLARINIZA İNANAMAYACAKSINIZ

    Hurşit Adası‘nı bilir misiniz; İstanbul’daki Büyükada’nın beş milli büyüklüğündedir!

    Koyun Adası‘nı bilir misiniz; İzmir’in hemen burnunun dibindedir!

    Lozan’da hararetli tartışmalara neden olan Eşek Adası‘nı bilir misiniz; Aydın il sınırları içindedir.

    Gir vikipedi’ye, yaz ‘’Bulamaç’’ diye; karşına ‘’Farmakos’’ çıkar; ‘’Oniki Ada’ya bağlı küçük ada’’ imiş!

    Oysa… Bu dört ada ve Ege Denizi’ndeki Fornoz, Nergizçik, Kalolimnoz, Keçi, Sakarcılar, Koçbaba, Ardacık Türk adalarıdır.

    Keza… Akdeniz’deki Gavdos, Dhia, Dionisades, Gaidhouronisi ve Koufonisi de Türk adalarıdır!

    Tamı tamına 16 ada…

    Lozan Antlaşması’na göre Türk adaları. Lozan Antlaşması’nın ekli 2 No’lu haritada her şey çok açık ve altı kırmızı ile çizili. Görülüyor ki bu adalar, Türkiye Cumhuriyeti egemenliği altında.

    Artık değil!…

    AKP iktidarıyla birlikte hepsi tek tek Yunanistan tarafından işgal edildi!

    Kardak Kayalığı için 1996’da Yunanistan’la savaşın eşiğine gelen Türkiye, 2004 itibariyle 16 adayı sessiz sedasız kaybetti!

    Lozan Antlaşması’na göre, Türkiye’nin savaş borcu 84 milyon, Yunanistan’ın borcu 11 milyon ve İtalya’nın borcu 243 bin lira idi. Türkiye mevcut bu 16 ada dahil olmak üzere tüm borçlarını ödedi!

    Parasını verdiği adalar Türkiye’nin elinden alındı.

    Ayrıca… Adalara salt büyüklük açısından bakmak yanlıştır; çünkü deniz ve hava hukukuna göre adaların etrafında 6 millik karasuları ile hava sahası var. Ayrıca karasularına ilave olarak bitişik bölge, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge de bulunmaktadır. Yani…

    Kaybedilen 16 ada ile birlikte Yunanistan’ın kıta sahanlığı 7 bin kilometrekareye çıktı!

    Böylesine vahim bir olay nasıl gerçekleşti?

    AKP ihmali mi? Yoksa ne?..

    İşgali gün yüzüne çıkaranlardan biri olan emekli Kurmay Albay Ümit Yalım diyor ki: ‘’AKP Hükümeti Avrupa Birliği (AB) müzakerelerinde gün almak için adaların Yunanistan tarafından ele geçirilmesine göz yumdu!’’

    Yunan işgalinin başladığı yıl, 2004 idi.

    Peki bu yıl neler yaşanmıştı?

    O yılın gündem konusu, Annan Planı idi; BM eski Genel Sekreteri Kofi Annan Kıbrıs’ın tek parça bağımsız bir devlet olması teklifini getirmişti. Rauf Denktaş‘ın plana karşı çıkması üzerine Erdoğan’ın neler dediğini anımsayınız!..

    Nisan ayında her iki tarafta yapılan referandum sonucunda plan hayata geçirilemedi. Ne tesadüf, hemen Güney Kıbrıs, 1 Mayıs’ta AB’ye alındı.

    Ayrıca…

    O yıl, 17 Aralık 2004’te AB, Türkiye ile müzakerelere başlama tarihi aldı.

    Bak sen!.. AB üyesi olan Yunanistan ve Güney Kıbrıs, Türkiye’yi veto etmemişti!

    Emekli Albay Yalım, “Ekim-Kasım 2004’te Eşek ve Bulamaç Adaları’nda inşaat faaliyetlerinin başladığı, belediye, polis ve ilk yardım teşkilatı kurulduğu, Yunan Bayrağı çekildiği, silahlı asker, araç, gereç ve hücumbot yerleştirildiğini’’ tespit etti!

    Ve… Ne tesadüf! Yunan işgali sürerken Kardak kahramanları kumpasla Silivri Cezaevi‘ne dolduruldu; Deniz Kuvvetleri’nin eli kolu bağlandı!..

    Bugün…

    Girin bakın Genelkurmay internet sitesine, Ege’de hava sahası ihlali sıfır görünüyor. Çünkü artık, hava sahası ihlalleri ve kara sınırı ihlalleri yayınlanmıyor!

    Niye? Çünkü:

    Yunan işgali, bir Yunan askeri helikopterinin 31 Aralık 2008 günü, Türk hava sahasını ihlal etmesiyle ortaya çıktı. Yunan askeri helikopterinin Bulamaç Adası bölgesinde, Türk hava sahasını ihlal ettiği haberi, Genelkurmay Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde aynı gün yayınlanarak kamuoyuna duyuruldu. Gerginlik oldu ve bir gün sonra Yunanistan Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı Bulamaç Adası’na gitti.

    Ardından Eşek Adası‘na gitti. Ege Ordusu’nun burnunun dibindeki Koyun Adası‘nda Yunan Bayrağı dalgalandırıldı. Vs…

    Açıkça bu bir meydan okumaydı. Türk tarafından ne oldu dersiniz?

    Bir general ve bir büyükelçi hava sahası ihlali haberinin Genelkurmay internet sitesinden çıkarılmasını sağladı. Ve o general AKP tarafından 2011’de milletvekili yapıldı. Büyükelçi ise Brüksel’e NATO Daimi Temsilciliği görevine atandı!

    YAZININ TAMAMINI OKUMNAK İÇİN TIKLAYINIZ

    Odatv.com
    Eklenen Resim Ön Izlemesi Eklenen Resim Ön Izlemesi
    • Dosya tipi: jpg ADA.jpg (73.8 KB (Kilobyte), 1x kez indirilmistir)

  4. #4


    Suriye’de toprak kaybetmedik peki Ege’de

    Ana Sayfa» Yazarlar» Ümit ÖZDAĞ27.02.2015 00:00
    Ümit ÖZDAĞ
    uozdag61@gmail.com
    AKP Hükümeti, Orta Doğu’dan ricat anlamına gelen Türk Mezarı resmi adı ile Süleyman Şah Saygı Karakolu’nun üzerinde olduğu toprağı IŞİD terör örgütüne terk ederek, Türkiye sınırına 180 metre uzaklıkta bir bölgeyi yeni mezar yeri olarak ilan etmenin toprak kaybetmek anlamına gelmediğini söylüyor. İlk bakışta öyle. Ne kadar toprak bıraktı isek o kadar aldık. Oysa mesele öyle değil. Bıraktığımız topraklar devletler hukuku tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin toprakları. Aldığımızı ileri sürdüğümüz topraklar ise fiilen işgalci konumda olduğumuz topraklar. Hiçbir uluslararası anlaşmaya dayanmadığı gibi Suriye Hükümetinin itiraz ettiği bir yer değiştirme söz konusu. Ancak bir an için AKP Hükümetinin gerekçesini doğru ve haklı kabul edelim. Bıraktığımız kadar toprak aldık. Tehlike geçince geri gideceğiz. (Tabii bu husus vatan topraklarının tehlike anında terk ve taşınabilirliğini kabul etmektedir.)
    Peki, Suriye’de vatan topraklarını bırakıp yerine yenisini aldık Ege’de bıraktığımız adaların ve kayalığın yerine ne aldık? Konuyu bilmeyen okuyucu, kendi kendisine bu da nereden çıktı diyebilir. Yunanistan; 2004 ve sonrasında Ege’de Kanuni ve IV. Mehmet döneminde fethedilen, Atatürk’ün Lozan’da vermediği ve 1936 yılında Şükrü Kaya’nın T.C. envanterine kaydettiği, İngiliz ve Amerikan haritalarında Türk Adası olarak gösterilen 16 ada ve bir kayalığı AKP döneminde Ekim-Kasım 2004’ten başlayarak işgal ve fethetmiştir.
    31 Aralık 2008’de Yunan helikopterinin, Bulamaç Adasında Türk hava sahasını ihlali üzerine Genelkurmay Başkanlığı ihlali sitesine koymuştur. Türk Dışişleri Bakanlığı ihlal haberinin siteden çıkarılmasını Genelkurmay Başkanlığı’ndan istemiştir. Bunu üzerine Genelkurmay Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı’ndan toplantı istemiştir. Bu toplantıda Dışişleri Bakanlığı’ndan katılan diplomatlar işgali kabul ederek, işgalin sonlandırılması için siyasi karara ihtiyaç olduğunu belirtmişlerdir. Toplantı arasında “Türk” diplomatlar Türk subaylarına “işgalin hükümetin bilgisi dahilinde” yapıldığını açıklamışlardır. Yapılan araştırmada Yunanistan’ın Lozan Anlaşması’nda (12. ve 15. Maddeler) verilmeyen 11 ada 1 kayalık ile 17-30 Mayıs 1913 Londra Anlaşması’nda verilmeyen 5 ada olmak üzere 16 ada ve 1 kayalığı işgal ve ilhak ettiği ortaya çıkmıştır. AKP Hükümeti bu işgale AB tam üyeliği sürecini rahatsız etmesin diyerek göz yummuştur. İşgal altındaki adalar şunlardır: Ege Denizi’nde; Koyun, Hurşit, Fornoz, Eşek, Nergizçik, Bulamaç, Kalolimnoz, Keçi, Sakarcılar, Koçbaba ve Ardacık adaları ile İzmir ilimizin sınırları içinde olan Venedik Kayalıkları... Akdeniz’de, Girit Adası etrafındaki Yunan işgali altında olan Türk adaları; Gavdos, Dhia, Dionisades, Gaidhouronisi ve Koufonisi adaları... Adaların bazılarını işgalden sonra Yunan Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı ziyaret etmişlerdir.
    Bazıları Aydın il sınırları içinde kabul edilen ve resmen sit alanı olan Yunan işgali altında olan adalara, hızlı bir biçimde kilise inşa edilmiştir. Anılan kiliseler Fener Rum Patriği Bartholomeos’un doğrudan yetkisi altında, ruhani/dini otorite alanı içindedir. Yani, Patrik Bartholomeos, Türk adalarındaki Yunan işgaline ortak olmuş ve kendi nüfuz alanını genişleterek adalarımızı kendi ruhani otorite alanına katmıştır.
    TRT, 26 Aralık 2012 tarihinde “16 Ada Yunanistan’a geçti” haberini vermiştir.
    Dışişleri Bakanı Davutoğlu’na, işgal edilen adalar ile ilgili olarak MHP ve CHP milletvekilleri tarafından soru önergesi verilmiştir. Davutoğlu, bazıları Büyükada’dan daha büyük adalar için “adacık” demiş, Dışişleri Bakanlığı TBMM’ye verdiği cevapta “Görüşmeler devam ediyor” diyerek TBMM’yi yanıltmıştır. Çünkü Yunan Dışişleri Bakanlığı iki gün sonra bu cevaba atıfta bulunarak; “Herhangi bir görüşme yok. Adalar, Yunan adasıdır” cevabını vermiştir. MGK üyesi Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’a, CHP Milletvekili Nurettin Demir tarafından soru önergesi veriliyor. Önerge’deki 4 sorudan birinci soru, işgal edilen adalar ile ilgili. Yılmaz, 24 Eylül 2012 tarihinde verdiği yazılı cevapta, birinci soruyu pas geçip diğer üç soruya cevap veriyor. Ne de olsa işin ucunda TCK 302’den, ‘Vatana İhanet’ suçundan yargılanmak var.
    Bu konuyu Türkiye’nin gündemine taşıyan ve mücadelesini en ön safta yapan kişi ise emekli Kurmay Albay Ümit Yalım. Ümit Yalım, 2008’den itibaren işin içinde toplantılara katılan heyetin bir üyesi. Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri.
    Şimdi Davutoğlu’nun cevaplaması gereken soru, Ege’de Yunanistan’a teslim ettiğiniz adalar karşılığında hangi toprakları aldınız?
    Eklenen Resim Ön Izlemesi Eklenen Resim Ön Izlemesi
    • Dosya tipi: jpg adalar3.jpg (93.7 KB (Kilobyte), 1x kez indirilmistir)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajinizi Degistirme Yetkiniz Yok
  •  
 
bitkisel tedavi
   
Bitkisel Tedavi | Dogal Tedavi | Gazete Haberleri | Sikayet Yolla | Tüketici Haklari | Aloe Vera | Nas?l Zayiflarim | Diyet Liste | Bitkisel Tedavi